KAİZEN
Japonya’nın Rekabetteki Başarısının Anahtarı
MASAAKİ İMAİ
KAİZEN Masaaki İmai
KAİ =
DEĞİŞİKLİK
ZEN = İYİ (
İYİYE DOĞRU)
KAİZEN = SÜREKLİ
GELİŞME
KAİZEN stratejisi, Japon
yönetiminde başlı başına en önemli kavramdır ve Japonya’nın rekabetteki
başarısının anahtarıdır.
KAİZEN iyileştirme
demektir. Dahası KAİZEN, iş, ev, özel ve
sosyal yaşamdaki sürekli iyileştirme faaliyetleridir.
Bir iş yerinde
uygulandığında, KAİZEN yöneticiler ve işçiler dahil olmak üzere herkesi içeren
sürekli iyileştirmelerdir.
Kaliteyi neyin oluşturduğu
konusunda çok az görüşbirliği vardır. En geniş anlamda iyileştirilebilecek her
şey kalitedir. “Kalite”den bahsedildiğinde bunu
ürün kalitesi olarak değerlendirme eğilimi vardır. KAİZEN stratejisi içinde
düşünüldüğünde, en başta gelen “insan kalitesi”dir.
Bir işin üç yapıtaşı
hardware (donanım), software (uygulama kuralları) ve humanware’dir (insan).
Ancak humanware yerine oturduğunda hardware ve software’den bahsedilebilir.
PROSES ÖNCELİKLİ YÖNETİM
Sadece sonucu gözönünde
bulundurmayan, aynı zamanda insana öncelik veren bir yönetim tarzıdır. Proses
öncelikli yönetimde, yönetici çalışanların işlerini yapma tarzlarını
iyileştirici çabaları desteklemeli ve teşvik etmelidir. Bu tarz bir yönetim
uzun vadeli bir bakış açısı ve genellikle davranış değişimi gerektirir.
Ödüle layık olmak için bazı
ölçütler, disiplin, zaman yönetimi, yetenek geliştirme, katılım ve ilgi, moral
ve iletişimdir. KAİZEN stratejisinde bu
ölçütlere P kriterleri denir. KAİZEN
stratejisi, P kriterlerini teşvik edici bir sistem oluşturmak için
gerçekleştirilen bilinçli çabaların firma için rekabet alanında önemli
avantajlar sağlayacağını savunur.
PUKÖ DÖNGÜSÜ
PUKÖ döngüsü - Planla, Uygula, Kontrol et, Önlem al- Deming
döngüsünün bir adaptasyonudur. Deming döngüsü araştırma, tasarım, üretim ve
satış sonrasında sabit bir etkileşim ihtiyacını vurgular. PUKÖ döngüsü ise
bütün yönetim faaliyetlerinin “Planla, Uygula, Kontrol
et, Önlem al” sisteminin dikkatli uygulanmasıyla iyileştirilebileceğini
öngörür.
STANDARTLAR
Çalışanların işlerini
başarıyla gerçekleştirmelerine yol göstermek üzere, tüm ana işlemler için,
yönetim tarafından belirlenmiş bir dizi politika, kural, direktif ve
prosedürdür.
SUKÖ DÖNGÜSÜ ( Standartlaştır, Uygula, Kontrol et,
Önlem al)
PUKÖ döngüsünün
sadeleştirilmiş şeklidir. Yönetim, düzenli PUKÖ uygulamasından önce
standartları belirlemelidir.

KK ÇEMBERLERİ
İşyerlerinde kalite kontrol
faaliyetlerini gönüllü olarak gerçekleştiren, devamlı olarak firma çapında
kalite kontrol , özgelişim, müşterek eğitim, akış kontrolu ve iyileştirme
programlarını yürüten küçük gruplardır.
ÖNERİ SİSTEMİ
Japonya’da bu sistem , birey
öncelikli KAİZEN’e fazlasıyla entegre bir sistemdir. Tasarımı, bir firmanın
stratejisi içinde iyi planlanmış, tamamlanmış ve herkese duyurulmuştur. Üst
yönetimin duyarlılığı, karşılıklı bilgi akışı ve ödül sisteminin geliştirilmesi
sisteme olan ilgiyi arttırır.
Japon tarzı öneri sistemi,
Amarikan tarzı sistemlerdeki ekonomik ve finansal teşviklerin aksine
çalışanların moralini güçlendirmeye ve yapıcı katılımlarını sağlamaya ağırlık
verir.
OTONOMASYON (Jidohka)
Toyota üretim sisteminin bir özelliği olan
“makinelerin hatalı üretim yaptıklarında durmasını” ifade etmektedir.
TKK (Toplam Kalite Kontrol)
Bir kuruluşta her düzeyde performansın iyileştirilmesine
yönelik, tamamiyle entegre olmuş çabalarla, yöneticiden işçiye kadar herkesi
kapsayan, düzenli KAİZEN faaliyetleridir. Bu gelişmiş performans kalite,
maliyet, termin, insan gücü geliştirme ve yeni ürün geliştirme gibi
fonksiyonlar arası hedefleri gerçekleştirmeye yöneliktir. Bu faaliyetlerle
müşterilerin tatmininin artacağı düşünülmektedir.
(ŞÇKK - Şirket
çapında kalite kontrol olarak tanımlanır.)
TVB (Toplam Verimli Bakım)
TVB ekipmanın toplam
kullanım süreci içinde maksimum etkinliğin sağlanmasını hedefler. TVB tüm
bölümleri ve kademeleri içerir, kişileri küçük gruplar ve gönüllü faliyetlerle
fabrika bakımına motive eder ve bakım sistemini geliştirme, temel temizlik
eğitimi, problem çözme yeteneği ve firesiz çalışma gibi temel alanları kapsar.
Üst yönetim TVB için, herkesin yetenek ve sorumluluklarını göz önünde
bulunduran ve ödüllendiren bir sistem tasarımlamalıdır.
İYİLEŞTİRME
Başarılı bir KAİZEN
stratejisinin bir parçası olarak “iyileştirme”
sözcüğü sözlük anlamını aşmaktadır. İyileştirme, standartların iyileştirilmesi
ve korunmasına sıkıca bağlanmış bir düzendir. Daha geniş anlamda iyileştirme,
KAİZEN ve yenilik olarak ifade edilebilir. KAİZEN stratejisi işletme
standartlarının küçük, kademeli iyileştirmelerle geliştirilip sürdürülmesi
anlamındadır. Yenilik ise teknoloji ve/veya ekipmana yönelik büyük parasal
yatırımın bir sonucu olarak radikal ilerlemenin ortaya çıkarılmasıdır.
Başarılı bir KAİZEN
stratejisi, yönetimin görevinin standartları iyileştirmek, işçinin
sorumluluğunun ise, standartları korumak olduğunu belirtir. Japonların yönetim
anlayışı “standartları korumak ve iyileştirmek”tir.
KAMBAN
Toyota’da Taiichi Ohno
tarafından geliştirilmiş olan ve tam anında üretim ile envanter kontrol
sistemlerinde kullanılan bir iletişim aracıdır. Üretilen parçaların üstüne,
teslim edilen miktarın belirtildiği bir kamban veya kart konur. Tüm parçalar
kullanıldığında, aynı kart işleme konulduğu ilk noktaya döner ve sonraki talebi
oluşturur.
TAM ANINDA (Just-in-Time)
Toyota üretim sisteminin bir
parçası olan üretim ve envanter kontrol tekniğidir. Toyota’da Taiichi Ohno
tarafından, özellikle üretimde israfı önlemek üzere tasarlanmış ve
geliştirilmiştir.
BULUŞ

BULUŞ + KAİZEN

|
|
KAİZEN |
YENİLİK |
|
1. Etki |
Uzun vadeli, uzun süreli fakat
heyecan verici değil |
Kısa vadeli, heyecan verici |
|
2. İlerleme |
Küçük adımlarla |
Büyük adımlarla |
|
3. Tempo |
Sürekli ve düzenli gelişerek |
Aralıklarla ve gelişimi düzensiz |
|
4. Değişim |
Kademeli ve sürekli |
Birdenbire ve geçici |
|
5. Katılım |
Herkes |
Sınırlı sayıda “şampiyon” |
|
6. Yaklaşım |
Çoğulcu; grup çabaları, sistemsel
yaklaşım |
Katı bireysellik, bireysel fikir ve
çabalar |
|
7. Tarz |
Koruma ve iyileştirme |
Hurdalama ve yeniden kurma |
|
8. Kıvılcım |
Konvansiyonel bilgi, çağdaş |
Teknolojik atılımlar, yeni keşifler,
yeni teoriler |
|
9. Uygulama için gereksinim |
Küçük yatırım, korumaya dönük yoğun
çaba |
Büyük yatırım ve koruma yönünde az
çaba |
|
10. Çaba yönelimi |
İnsan |
Teknoloji |
|
11. Değerlendirme kriterleri |
Daha iyi sonuca yönelik yöntem ve
çabalar |
Kar amacına yönelik sonuçlar |
|
12. Avantaj |
Yavaş gelişen ekonomilerde iyi işler |
Hızlı gelişen ekonomilere daha uygun |
|
KAİZEN |
YENİLİK / BULUŞ |
|
·
UYARLAMA YETENEĞİ ·
TAKIM ÇALIŞMASI
(SİSTEM YAKLAŞIMI) ·
GENELLEME YÖNELİMİ ·
AYRINTILARA EĞİLİMLİ ·
İNSANA DÖNÜK ·
BİLGİ: AÇIK
PAYLAŞILIR ·
FONKSİYONLAR ARASI
FAALİYET YÖNELİMLİ ·
VAR OLAN TEKNOLOJİYİ
İYİLEŞTİRMEYE YÖNELİK ·
FONKSİYONLAR ARASI
FAALİYET ORGANİZASYONU ·
KAPSAMLI BİLGİ
İLETİMİ |
·
YARATICILIK ·
BİREYSELLİK ·
UZMANLIK YÖNELİMİ ·
BÜYÜK SIÇRAMALARA
EĞİLİMLİ ·
TEKNOLOJİYE DÖNÜK ·
BİLGİ: KAPALI,
KİŞİSEL ·
FONKSİYONEL UZMANLIĞA
YÖNELİM ·
YENİ TEKNOLOJİ
ARAYIŞI ·
FONKSİYONEL
ORGANİZASYON ·
SINIRLI BİLGİ İLETİMİ |


YÖNETİM NEDİR ?

Koruma teknolojiyi, yönetim ve işleyişle ilgili mevcut
standartların sürdürülmesine dönük faaliyetleri anlatır. Koruma faaliyetleri
bağlamında yönetimin görevi, şirketteki herkesin işleyişle ilgili kuralları, standart işletme talimatlarını
takip etmelerini sağlamaktır.
İyileştirme standartların ileriye götürülmesi
anlamındadır. Standartların iyileştirilmesi, daha ileri standartların
oluşturulması demektir. Bu gerçekleştirildiğinde, yeni standartların
uygulanmasını sağlamak yönetimin koruma görevi haline gelir.
İyileştirme KAİZEN ve Yenilik (Buluş) olarak ikiye
ayrılabilir. KAİZEN sürekli çabaların sonucunda mevcut durumda görülen küçük
çapta iyileşmeleri anlatır. Yenilik ise yeni teknolojiye ve/veya araçlara
yapılan büyük yatırımlar sonucu mevcut durumun köklü biçimde değiştirilmesidir.
KAİZEN’E KATILIMDA HİYERARŞİ
|
Üst Yönetim |
Orta Kademe
Yönetimi ve Personel |
Amirler |
İşçiler |
|
KAİZEN’i bir şirket stratejisi olarak başlatma kararlılığındadır |
KAİZEN hedeflerini üst yönetim tarafından belirlenen politika yayılımı ve fonksiyonlar arası faaliyetler ile yayar ve yürütür |
Fonksiyonel rollerde KAİZEN’i kullanır |
Öneri sistemi ve küçük grup aktiviteleri ile KAİZEN ‘e katılır |
|
Kaynak sağlayarak KAİZEN’e destek ve yön verir |
Fonksiyonel faaliyetlerde KAİZEN’i kullanır |
KAİZEN için planlar hazırlar ve işçilere rehberlik eder |
İşyerinde disipline uyar |
|
KAİZEN için politikayı ve fonksiyonlar arası hedefleri oluşturur |
Standartları oluşturur, korur ve iyileştirir |
Çalışanlarla iletişimi güçlendirir ve yüksek moral sağlar |
Problemleri daha iyi çözebilmek amacıyla kendisini sürekli geliştirir |
|
KAİZEN hedeflerine ulaşmak için politika yayılımı ve denetlemeler gerçekleştirir. |
Eğitim programları ile çalışanlara KAİZEN bilinci aşılar |
Kalİte çemberleri gibi küçük grup çalışmalarını ve bireysel öneri sistemlerini destekler |
Çapraz eğitim faaliyetleri ile yetenek ve tecrübesini geliştirir |
|
KAİZEN’e yönelik sistemler, işlemler ve yapılar kurar |
Yetenekleri ve problem çözme araçlarını geliştirmede çalışanlara yardım eder |
İşyerinde disiplin sağlar |
|
|
|
|
KAİZEN önerileri oluşturur |
|
İyileştirme için
başlangıç noktası, iyileştirmeye olan ihtiyacın fark edilmesidir. İhtiyaç bir
problemin fark edilmesiyle ortaya çıkar. Fark edilen bir problem yoksa,
iyileştirmeye de ihtiyaç yoktur. Mevcut durumla yetinmek KAİZEN’in
başdüşmanıdır. Dolayısıyla KAİZEN problemlerin bilincinde olmayı öngörür ve
problemleri tanımlayabilmek için ipuçları sağlar.
Bir kez
belirlendikten sonra problemler çözülmelidir. KAİZEN, aynı zamanda bir problem
çözme yöntemidir ve problemin çözümlenmesi çeşitli araçların kullanılmasını
gerektirir. Problemin çözümlenmesiyle birlikte iyileştirme her defasında daha
ileri bir düzeye ulaşır. Ulaşılan yeni düzeyi pekiştirmek için, sağlanan
iyileştirme standartlaştırılmalıdır. Böylece KAİZEN aynı zamanda
standartlaşmayı öngörür.
KAİZEN insanların
doğasında var olan kalite ve değer isteği üzerine kurulmuştur; yönetim bu
çabasının karşılığının uzun vadede kendisine “ödeneceğine” inanmalıdır.
KAİZEN’de paylaşma,
önemseme ve adanmışlık önemlidir. Nasıl dinde törenler varsa, KAİZEN’de
insanlar birbirleriyle deneyimlerini paylaşmaya, birbirlerini desteklemeye, işi
birlikte sahiplenmeye ihtiyaç duyduklarından törenler yapılır. Bu yüzden Kalite
Kontrol (KK) çemberleri sunuş toplantıları çok önemlidir ve kişi KAİZEN’deki
ödülü için ikinci yaşamını beklemek zorunda değildir. Zira hemen olmasa bile
KAİZEN’in kazançları 4-5 yılda hissedilebilmektedir. KAİZEN’e bağlanmamanın
cezası, her bireyin ve organizasyonun yaşayabilmesi için hissetmesi gereken
ilerleme zevkinden mahrum kalmaktır.
KAİZEN mutlaka
yetkiye, pozisyona ve yaşa bağlı olması gerekmeyen; kişisel deneyim ve inanca
dayalı farklı bir liderlik gerektirir.
KK çemberlerinde belli deneyimlerden geçmiş herkes lider olabilir. Sunuş
yapan çember liderinin, genç ya da yaşlı olsun, coşkularını görmek bunun en
açık kanıtıdır. Çünkü çalışanlar
sorunları tanıyarak, birlikte düşünerek ve
öğrenerek, zorlukların üstesinden gelip daha iddialı hedeflere yönelerek
ve yeni başarılara ulaşarak, yaşamın pek çok alanında iyileştirmenin getirdiği
gerçek bir tatmin duygusunu yaşamaktadır.
YÖNETİCİLERİN GÖREVİ
STANDARTLARI
HAZIRLATMAK
UYGULATMAK
GELİŞTİRMEKTİR
İŞLE İLGİLİ STANDARTLARIN
ÇEŞİTLERİ
|
YÖNETİM STANDARTLARI |
TEKNİK STANDARTLAR |
|
·
İDARİ STANDARTLAR ·
PERSONELLE İLGİLİ STANDARTLAR ·
BÜTÇELER ·
HEDEFLER ·
TESLİMAT PROGRAMLARI |
·
ÜRETİM ZAMANLARI · KAİZEN STRATEJİSİ İÇİN
SİSTEMLER ·
PROSEDÜRLER ·
SPESİFİKASYONLAR · PROSESİN VE ÜRETİM
ARAÇLARININ KONTROL ALTINA ALINMASI |
AMİRLERİN GÖREVLERİ
· İŞ GÜVENLİĞİ
· LİDERLİK
· PROFESYONELLİK
· MEVCUT DÜZEYİ KORUMA
· KAİZEN
· İNSAN İLİŞKİLERİ
KAİZEN
· İNSANLARLA BAŞLAR
· ONLARIN GAYRETLERİYLE İLGİLİDİR
· İNSANLAR PROSESLERDE ÇALIŞIRLAR
·
SÜREKLİ OLARAK
PERSONELİMİZİ GELİŞTİREREK MÜŞTERİLERİMİZİ TATMİN EDERİZ
·
PROSESLERİN
İYİLEŞTİRİLMESİ, SONUÇLARIN İYİLEŞTİRİLMESİNİ SAĞLAR
PROSESLER VE SONUÇLAR

PROSES ÖNCELİKLİ YÖNETİM -
SONUÇ ÖNCELİKLİ YÖNETİM
KAİZEN prosese öncelik tanıyan bir yönetim tarzını
esas alır, çünkü sonuçların daha iyi olabilmesi için proseslerin
iyileştirilmesi gerekir. KAİZEN insana öncelik verir ve kişilerin çabalarına
yöneliktir.
Üst yönetim
prosese gereğinden fazla önem verdiğinde, karşı karşıya olduğu riskler vardır.
Uzun süreli stratejiden yoksun kalınabilir, yeni fikir ve buluşlar gözden
kaçırılabilir, kişiler sürekli kontrol altında bulunabilir ve ayrıntılara
bakmaktan bütünü görememe tehlikesi belirebilir.
Öte yandan,
sonuca öncelik veren yönetici hedefleri belirlerken daha esnektir ve stratejik
hedefler saptayabilir. Ama stratejinin uygulanmasında kaynakların harekete
geçirilmesini ve gerektiğinde yeniden düzenlenmesini önemsemeyebilir.
Yukarıdaki
şekilde yöneticinin rolüne baktığımızda, destekleyici ve teşvik edici rolün
proseslerin iyileştirilmesine yöneldiğini, kontrol edici rolün ise sonuca
yöneldiğini görürüz. KAİZEN kavramı yönetimin, kişilerin prosesleri iyileştirme
çabalarını destekleyici ve teşvik edici rolünü vurgular.
Yönetim, bir
yandan proses öncelikli kriterler geliştirmek durumundadır; diğer yandan
kontrole dayalı rolü ile de sonuç öncelikli kritere bakar.
Proses
öncelikli düşünce tarzı, proses ve sonuç, amaçlar ve araçlar, hedefler ve
ölçüler arasında bir köprü kurar; kişilerin resmin bütününe önyargısız
bakmalarını sağlar.
P kriterleri ve S
kriterleri yönetimin her düzeyinde, üst yönetim ile bölüm yönetimleri arasında,
orta düzey yöneticiler ile amirler arasında, amirler ile işçiler arasında,
geliştirilebilir ve geliştirilmiştir.
Bir yönetici,
görev tanımı gereği, sonuçlar ile ilgilenmelidir. Bununla birlikte başarılı bir
şirketin başarılı yöneticilerinin davranışlarını gözlediğimizde, bu
yöneticilerin çoğu zaman proses öncelikli düşündüklerini görürüz. Prosese
ilişkin sorular sorarlar; karar verme aşamasında ise hem P kriterlerini hem de
S kriterlerini göz önünde bulundururlar.
P kriterlerine
gerçekten ilgi gösteren proses öncelikli bir yönetici şu konular üzerinde
yoğunlaşacaktır:
· DİSİPLİN
· ZAMANI İYİ KULLANMA
· BECERİ GELİŞTİRME
· PAYLAŞMA VE KATILIM
· MORAL
· İLETİŞİM
SORUN ÇÖZME GRUPLARI

· AYLIK TOPLANTI
SAYISI
· KATILIM ORANI
· ÇÖZÜLEN SORUN
SAYISI
· RAPOR SAYISI
· ŞİRKETİN
HEDEFLERİNE UYGUN OLARAK SEÇİLEN KONU SAYISI
· İŞLE İLGİLİ
STANDARTLARDA GELİŞME VAR MI?
· TAKDİR VE ÖDÜLLER
GEMBA
BURASI:
·
İŞİN
YAPILDIĞI YERDİR
·
KATMA
DEĞER BURADA YARATILIR
·
SORUNLARIN
ÇÖZÜMÜ İÇİN YETKİLER DELEGE EDİLİR
Þ YÖNETİCİNİN GÖREVİ NE YAPILACAĞINI SÖYLEMEK DEĞİL, DESTEK
VERMEKTİR.
KAİZEN İÇİN ORGANİZASYON

GEMBAYA NASIL DESTEK VERİLİR
?
ŞUNLAR SAĞLANIR:
·
SÜREKLİ
GELİŞME İÇİN GEREKLİ TEKNİKLER
·
SİSTEMLER,
BÖYLECE DAHA İYİ İŞLER YAPILABİLİR
·
KAVRAMLAR
KAİZEN STRATEJİSİ

|
KAVRAMLAR |
SİSTEMLER |
TEKNİKLER (ARAÇLAR) |
|
·
SUDS’dan PUDS’a ·
Bir önceki proses müşteridir. ·
Birinci öncelik “Kalite” ·
Pazarın sesini dinlemek ·
Yukarı doğru yönetim ·
Verilerle konuşmak ·
Değişkenliğin kontrol altına alınması ·
Tekrarların önlenmesi |
·
Standardizasyon ·
Politikanın yaygınlaştırılması ve bölümlerarası
yönetim ·
Toplam kalite kontrol ·
Tam zamanında üretim (JAT) ·
Toplam üretken bakım (TPM) ·
Öneri sistemi |
·
Kaizen sağduyusu ·
Kontol listeleri ·
7 temel teknik ·
7 yeni teknik ·
İstatistiksel kalite kontrol ·
Deney tasarımı ·
FMEA ·
Hata ağacı analizi ·
Değer analizi ·
Tasarımın gözden geçirilmesi ·
Kalite tabloları |
KAİZEN STRATEJİSİ

KAİZEN STRATEJİSİ
KAVRAMLAR
·
SUDS’DAN
PUDS’A
·
BİR
SONRAKİ PROSES MÜŞTERİDİR
·
ÖNCE
KALİTE
·
PAZARIN
SESİNİ DİNLEMEK
·
YUKARI
DOĞRU YÖNETİM
·
VERİLERLE
KONUŞMAK
·
DEĞİŞKENLİĞİN
KONTROL ALTINA ALINMASI VE TEKRARIN ÖNLENMESİ
(5
DEFA NEDEN SORUSU)

PLANLA

UYGULA (YAP)

DOĞRULA

SONUÇLANDIR (KARAR VER)

BİR SONRAKİ PROSES
MÜŞTERİDİR
İKİ ÇEŞİT MÜŞTERİ VARDIR
1. NİHAİ MÜŞTERİ
2. HEMEN SONRAKİ YA DA ARA MÜŞTERİ
Þ
HER
PROSESTE BİR MÜŞTERİ VE BİR İMALATÇI VARDIR
EĞER KALİTE BİRİNCİ ÖNCELİK
OLMAZSA
“MALİYETLERİMİZ EN DÜŞÜK
DEĞİLSE YAŞAMAYA DEVAM EDEMEYİZ”
Þ MALİYETLERİN DÜŞÜRÜLMESİ YETERSİZ KALİTE, HOŞNUT OLMAYAN
MÜŞTERİLER
“KALİTEDEN FEDAKARLIK
EDİLEREK ÜRETİM ZAMANLARI TUTTURULUR”
Þ MÜŞTERİ TESLİM ZAMANINA UYGUN AMA HATALI ÜRÜNLERİ
KARŞISINDA BULUR
“ACİL İŞLERİMİZ VAR,
BAKIMI BİR AY ERTELEYELİM”
Þ YA MAKİNALAR ARIZA YAPAR, YA DA ÜRÜNDE DEĞİŞKENLİK ARTAR
PAZARIN SESİ X ÜRETİCİ
DÜŞÜNCESİ
GELENEKSEL OLARAK:
·
TASARIMCILAR
DOĞAL OLARAK MÜŞTERİLERİN BÜTÜN İHTİYAÇLARINI BİLİR
·
TASARIMLARDA
KULLANILAN TOLERANSLAR, MAKİNA YETERLİLİKLERİNE UYGUNDUR.
·
ÜRÜN,
İMALAT İÇİN UYGUN BİR SÜRE İÇİNDE PİYASAYA ÇIKAR
·
KALİTE
MALİYETLERİ DAHA ÖNCE OLDUĞU GİBİDİR
PAZARIN SESİ X ÜRETİCİ
DÜŞÜNCESİ
MÜŞTERİLERİN İHTİYAÇ
VE ARZULARINI ANLAMAK
BU İHTİYAÇ VE ARZULARI
MÜŞTERİYİ :
·
KALİTE
·
MALİYET
·
SÜRE
AÇISINDAN
TATMİN EDECEK ŞEKİLDE ÜRÜNE YANSITMAK
DANTOTSU
( RAKİPLERDEN AÇIK BİR ŞEKİLDE ÜSTÜN OLMAK)
YUKARI DOĞRU YÖNETİM

VERİLERLE KONUŞMAK
·
KONULARI
SAYISAL VERİLERLE İFADE EDİN
·
SORUNLARI
SAYISAL VERİLERLE ÇÖZÜN
·
KARARLARI
SAYISAL VERİLERE DAYANARAK ALIN
ANCAK
: “Veri görünce
şüphe edin”
- ISHIKAWA
İNSANLAR VE SORUNLAR
·
PROBLEMLER
İNSANLARA BAĞLI DEĞİLDİR!
·
KİŞİLERİ
ELEŞTİRMEK SORUNLARI ÇÖZMEZ
Þ HERKESE SORUNLARI ÇÖZEBİLME YETENEĞİNİ
KAZANDIRMAK GEREKİR.
5 NEDEN
DEĞİŞKENLİĞİN
AZALTILMASI VE SORUNUN TEKRARININ ÖNLENMESİ
?
?
?
?
?
5
NEDEN
“HER ZAMAN GÜLÜMSEYEREK NEDEN DİYE SORUN”
BİR ÖNCEKİ PROSESİ YÖNET
Sonuçlardan çok
bilgi ve proseslerle ilgilenen TKK (Toplam Kalite Kontrol), problemin kaynağını
aramak üzere kişileri üretim sürecinde yer alan önceki proseslere yönelmeye
teşvik eder. İyileştirme, her zaman için bir önceki prosesten ne geleceğinin
bilincinde olmayı gerektirir. İşletmede problemlerin çözümü için uğraşanlara
“neden” sorusunu bir kez değil, beş kez sormaları söylenir; çoğu kez, ilk cevap
problemin gerçek sebebi değildir. Birkaç kez “neden” sorusunu tekrarlayarak
birçok bilgiye ulaşılır ki, bunlardan biri gerçek sebeptir.
Toyota Motor’un
eski başkan yardımcısı Taiichi Ohno makinenin durma nedenini bulmak için şu
örneği vermiştir:
SORU
1 : Makine neden durdu?
CEVAP 1 : Çünkü aşırı yüklenmeden dolayı sigorta attı.
SORU
2 : Neden aşırı yükleme oldu?
CEVAP
2 : Çünkü yağlama yetersizdi.
SORU
3 : Neden yetersizdi?
CEVAP
3 : Çünkü yağlama pompası düzgün
çalışmıyordu.
SORU4 : Neden düzgün çalışmıyordu?
CEVAP
4 : Çünkü pompanın mili aşınmıştı.
SORU
5 : Neden aşınmıştı?
CEVAP
5 : Çünkü içine pis su girmişti.
“Neden”
sorusunu 5 kez tekrarlayarak gerçek sebebi bulmak ve dolayısıyla çözüme ulaşmak
mümkün olmuştur: Yağlama pompasına bir süzgeç eklemek.
SORUNLARIN ELE ALINMASI : 7
KAİZEN
1. SORUNLARI HOŞ KARŞILAYIN
2. ÇÖZÜMÜ ÇOK PAHALI OLMAYAN SORUNLARI SEÇİN
3. BAŞKALARININ SORUNLARI İLE DEĞİL, KENDİ
SORUNLARINIZ İLE İŞE BAŞLAYIN
4. EKONOMİK ÖLÇÜTLERİ TEK KARAR KRİTERİ
OLARAK ALMAYIN
5. ÖNCELİKLERİ TESİS EDİN. PROJEYİ KMS
AÇISINDAN GÖRÜN
6. PUDS DÖNGÜSÜNÜ İZLEYİN
7. UYGUN TEKNİKLER KULLANIN
SORUNLARI HOŞ KARŞILAYIN
·
SORUN
YOKSA GELİŞME (İYİLEŞME) DE OLMAZ.
·
SORUNLAR
BİR HAZİNEDİR.
· SUYUN SEVİYESİNİ DÜŞÜREREK SORUNLARIN
ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAYIN.
·
BÖLÜMLER
ARASI DUVARLARI YIKIN.
ÜST YÖNETİM DENETİMİ (AUDIT)
1. POLİTİKANIN YAYILMA DÜZEYİ KONTROL EDİLİR.
2. ÜST YÖNETİM GEMBA’YA GİDER VE İNCELEME
YAPAR.
3.
PROSES
GÖSTERGELERİNİN ÖNEMİ VURGULANIR VE BUNLARIN KARARLILIKLA İZLENECEĞİ
BELİRTİLİR.
4. DİREKTÖR, YÖNETİCİLERE YARDIM EDEBİLİR.
KAİZEN’DE ANALİZ
·
ŞEF
VE ASTLARIN İLİŞKİLERİ
·
EKİP
BAŞLARI / İŞÇİLERİN İLİŞKİLERİ
·
ESKİ
PROSES / BUGÜNKÜ PROSES
·
TASARIM
(MÜHENDİSLİK) / ÜRETİM İLİŞKİLERİ
·
SATIŞ
/ ÜRETİM İLİŞKİLERİ
·
FİRMA
/ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ
·
FİRMA
/ YAN SANAYİ İLİŞKİLERİ
KAİZEN STRATEJİSİ
SİSTEMLER
·
STANDARDİZASYON
· POLİTİKANIN YAYGINLAŞTIRILMASI VE BÖLÜMLERARASI
YÖNETİM
·
TOPLAM
KALİTE KONTROL
·
TAM
ZAMANINDA ÜRETİM (JIT)
·
TOPLAM
ÜRETKEN BAKIM (TPM)
·
ÖNERİ
SİSTEMİ
KAİZEN HAREKETİNDE
5 S ADIMI
5 S adını, S ile
başlayan 5 Japon sözcüğünün baş harflerinden alır. Seiri, Seiton, Seiso,
Seiketsu ve Shitsuke. Yönetimde açıklığın bir göstergesi olarak, kendini
tekrarlayan beş basamak, genellikle panolarla duyurulur.
1.
Basamak: Seiri (Sınıflandırma)
· Çalışma yöntemi
· Gereksiz aletler
· Kullanılmayan
makineler
· Kusurlu ürünler
· Kağıtlar ve
dökümanlar
Gerekli ve gereksizleri birbirinden ayırın ve gereksizleri atın.
2.
Basamak: Seiton (Düzenleme)
Gerekli olduğunda kullanıma hazır olmaları için eşyalar düzenli
muhafaza edilmelidir. Amerikalı bir makina mühendisi Cincinnati’de çalışırken
parçaları ve aletleri ararken saatler harcadığını hatırlamaktadır. Bu kişi bir
Japon şirketinde görev aldıktan hemen
sonra çalışanların ihtiyaç duydukları şeyleri kolayca bulduklarını görünce
“Seiton”un anlamını kavramıştır.
3.
Basamak: Seiso (Temizlik)
Çalışılan yer temiz tutulmalıdır.
4.
Basamak: Seiketsu (Standartlaşma)
Temiz ve düzenli olmayı kendinizden başlayarak alışkanlık haline
getirin.
5.
Basamak: Shitsuke (Disiplin)
İş ortamında kurallara uyun.
5 (N) ve 1(K) - 5N1K
|
Kim |
Ne |
Nerede |
|
1. Kim? 2. Kim yapıyor? 3. Kim yapmalıydı? 4. Başka kim yapabilir? 5. Başka kim yapmalı? 6. 3-Mu’yu kim yapıyor? |
1. Ne yapmalı? 2. Ne yapılıyor? 3. Ne yapılmalıydı? 4. Başka ne yapılabilir? 5. Başka ne yapılmalıdır? 6. 3-Mu ile ne yapılıyor? |
1. Nerede yapılmalı? 2. Nerede yapılıyor? 3. Nerede yapılmalıydı? 4. Başka nerede yapılıyor? 5. Başka nerede yapılmalıdır? 6. 3-Mu nerede yapılıyor? |
|
Ne Zaman |
Niçin |
Nasıl |
|
1. Ne zaman yapılmalı? 2. Ne zaman yapılıyor? 3. Ne zaman yapılmalıydı? 4. Başka ne zaman
yapılabilir? 5. Başka ne zaman
yapılmalıdır? 6. 3-Mu için zaman ayrılmış
mı? |
1. Niçin yapar? 2. Niçin yapılır? 3. Niçin orada yapılır? 4. Niçin sonra yapılır? 5. Niçin o şekilde yapılır? 6. Düşünme yolunda 3-Mu
varmı? |
1. Nasıl yapılmalı? 2. Nasıl yapılır? 3. Nasıl yapılmalıydı? 4. Bu metod başka alanlarda
da kullanılabilir mi? 5. Bunu yapmanın başka yolu
var mı? 6. Bu metodda 3-Mu yer almış
mı? |
KAİZEN Çalışmalarında 3-MU
Kontrol Sistemi
Çalışanların ve
yöneticilerin, iyileştirme alanlarında sürekli hatırda tutmalarında yardımcı
olmak için bir grup KAİZEN kontrol sistemi geliştirilmiştir. Aşağıdaki üç
kontrol sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır.
|
Muda (Atık) |
Muri (Kuvvet) |
Mura (Uyumsuzluk) |
|
1. İnsan gücü 2. Teknik 3. Yöntem 4. Zaman 5. Tesis 6. Araç-gereç 7. Malzemeler 8. Üretim hacmi 9. Envanter 10.Yer 11. Düşünme tarzı |
1. İnsan gücü 2. Teknik 3. Yöntem 4. Zaman 5. Tesis 6. Araç-gereç 7. Malzemeler 8. Üretim hacmi 9. Envanter 10.Yer 11.Düşünme tarzı |
1. İnsan gücü 2. Teknik 3. Yöntem 4. Zaman 5. Tesis 6. Araç-gereç 7. Malzemeler 8. Üretim hacmi 9. Envanter 10.Yer 11.Düşünme tarzı |
3M 1İ Kontrol Listesi
A. İNSAN
1.
Standartları takip ediyor mu?
2.
Çalışma verimliliği kabul edilebilir mi?
3.
Sorunlar karşısında duyarlı mı?
4.
Sorumluluk sahibi mi? (Güvenilebilir mi?)
5.
Kalifiye mi?
6.
Deneyimli mi?
7.
Doğru işle görevlendirilmiş mi?
8.
Gelişmeye istekli mi?
9.
İyi insan ilişkileri kurabiliyor mu?
10.Sağlıklı mı?
B. MAKİNE
1.
Üretim gereksinimlerine uygun mu?
2.
Proses yapabilirliği yeterli mi?
3.
Yağlama yeterli mi?
4.
Muayene yeterli mi?
5.
Mekanik sorunlar nedeniyle operasyon sık sık duruyor mu?
6.
Makine hassasiyeti yeterli mi?
7.
Garip sesler çıkartıyor mu?
8.
Yerleşim doğru mu?
9.
Ortam ve makineler yeterli mi?
10.Çalışma sırasında herşey olması
gerektiği gibi mi?
C. MALZEME
1.
Hacimde hata var mı?
2.
Oranda hata var mı?
3.
Markada hata var mı?
4.
İçine başka şeyler karışmış mı?
5.
Envanter seviyesi doğru mu?
6.
Malzemede atık var mı?
7.
Malzeme yeterli mi?
8.
Çalışma yöntemine uyulmakta mı?
9.
Düzen yeterli mi?
10.Kalite standardı yeterli mi?
D. METOD
1.
Çalışma standartları yeterli mi?
2.
Çalışma standartları iyileştirilmekte mi?
3.
Güvenli bir metod mu?
4.
İyi ürün sağlayan bir metod mu?
5.
Etkili bir metod mu?
6.
İş sıralaması doğru mu?
7.
İş düzeni doğru mu?
8.
Sıcaklık ve nem doğru mu?
9.
Havalandırma ve aydınlatma yeterli mi?
10.Önceki sonraki proseslerle yeterli
bağlantı var mı?
KAİZEN’de Problem Çözme
Araçları
Yedi İstatistiksel Araç
Problem çözmede
iki değişik yaklaşım vardır. İlk yaklaşım, veri mevcut olduğunda, verileri
analiz ederek, özel bir problemi çözmekte kullanılır. Üretim alanında
karşılaşılan pek çok problem bu kategoridedir. Bu tip analitik problem
çözümleri için kullanılan yedi istatistiksel araç şunlardır:
1.
Pareto
Diyagramları
Bu diyagramlar problemleri sebep ve olaya göre sınıflandırır.
Problemler önceliklerine göre, çubuk grafiği formatı kullanılarak, değer
kaybının toplam miktarını %100 oranında belirten bir çizelge haline getirilir.
2.
Sebep-Sonuç
Diyagramları
Bu diyagramlar bir prosesin veya bir durumun karakteristiklerini ve
onlara etki eden faktörleri analiz etmede kullanılır. Sebep-sonuç diyagramları
aynı zamanda balık kılçığı diyagramları diye de adlandırılır.
3.
Histogramlar
Ölçmelerden önce elde edilen sıklık verileri belirli bir değer
etrafında yığılma gösterirler. Kalite karakteristiklerindeki sapmalar “dağılım”
olarak adlandırılır ve sıklıkları bir tepe olarak gösteren şekil histogram
olarak adlandırılır. Bu histogramlar genellikle problemleri, dağılım şekli,
merkez değeri ve dağılımın tabiatını analiz ederek belirlemede kullanılır.
4.
Kontol Tabloları
İki tip değişken vardır. Normal koşullar altında olan kaçınılmaz
değişkenler ve bir nedene bağlı olabilenler. Bu ikincisi “anormal” olarak
nitelendirilebilir. Kontrol tabloları çizgi grafiklerinin yardımıyla anormal
sapmaları belirlemeye yarar. Bu grafikler standart çizgi grafiklerinden
farklılıklar gösterir. Bunlar merkezde, tepede ve en alt seviyede kontrol
limitlerine sahiptir. Örnek verileri grafik üzerinde noktalar halinde çizerek
proses durumu ve eğilimleri incelenir.
5.
Saçılma
Diyagramları
Birbiri ile ilişkili ve iki ayrı veri, saçılma diyagramları ile
analiz edilebilir. Bir verinin karşıtı olan veri diyagramda çizilerek, iki ayrı
veri arasındaki ilişkiler izlenir.
6.
Grafikler
Arzulanan biçime ve analizin amacına yönelik olarak
kullanılabilecek pek çok grafik tipi vardır. Çizgi grafikleri bir belirlenen
sürede değişimlerin analizinde kullanılırken, çubuk grafikler paralel çubuklar
yoluyla değerleri karşılaştırır. Daire grafikleri değerin kategorik dağılımını
göstermekte kullanılır. Radar tabloları önceden incelenmiş çeşitli verilerin
aynı anda analizinde yardımcı olur.
7.
Kontrol
Çizelgeleri
Gelişmelerin rutin kontrolu amacıyla, elde edilen verileri
kaydetmek için tasarlanan çizelgelerdir.
Bu araçlar KK
çemberleri tarafından çok yaygın olarak kullanıldığı gibi, mühendisler,
müdürler tarafından da sıkça kullanılır. Bu araçlar istatistik ve analitik
araçlardır. Şirket çapında kalite kontrolu uygulayan kuruluşlarda, çalışanlar,
rutin işlevlerinde bu araçları kullanmak üzere eğitilirler
KAİZEN’de Problem Çözme
Araçları
Yeni Yedi Araç
Bir çok yönetim sorununda
çözüm için gerekli bir çok veriler mevcut olmayabilir. Yeni ürün geliştirilmesi
konusunu örnek verebiliriz. Yeni ürün geliştirmenin en ideal yolu müşteri taleplerini belirlemek, bu
istekleri mühendislik tanımlarına ve daha sonra mühendislik tanımlarını da
üretim tanımlarına çevirmektir. Böylelikle daha verimli bir üretim için yeni
bir üretim metodu geliştirilir. Her iki halde de gerekli veriler her zaman
mevcut olmayabilir; mevcut olabilecek veriler de genelde istatistiksel
rakamlarla ifade edilemeyip kişilerin kafalarında olabilir. Böyle sözlü
verilerin mantıklı bir karara esas teşkil edebilmesi için anlamlı bir formda
yeniden şekillendirilmesi gerekir.
Yönetimde problemlerin
çözümü çoğu değişik departmanlarda çalışan insanların işbirliğini gerektirir.
Burada da sayısal bilgiler çok azdır ve mevcut bilgilerin de sübjektif olma
olasılığı oldukça fazladır.
Bütün bu durumlarda,
analitik yaklaşımdan uzaklaşıp problem çözme yönünde bir tasarım yaklaşımı yolu
kullanmak gereklidir. Bu şekildeki bir tasarım yaklaşımında kullanılan yedi
yeni kalite kontrol aracının (genellikle “yeni yediler” diye bilinir) ürün
kalitesinin iyileştirilmesinde, maliyet azaltmada, yeni ürün geliştirilmesinde
ve politika yayılımında faydalar sağladığı görülmüştür. “Yeni yediler”, bugün
müdürler, uzmanlar ve mühendisler için en etkili araçlar arasındadır.
Tasarım yaklaşımı, problem
çözmede detaya girmeyi ön plana alan geniş kapsamlı sistemsel bir yaklaşımdır.
Tasarım yaklaşımının bir diğer özelliği ise, değişik deneyimleri olan kişilerin
rol almaları nedeniyle departmanlar arası ve fonksiyonlar arası sorunların
çözümünde etkili olmasıdır.
Yeni Yedi araç şunlardır:
1.
İlişki
Diyagramı
Bu diyagram, birçok içiçe bağlantılı faktörün rol oynadığı kompleks
bir durumda ara ilişkilere açıklık getirir ve faktörler arası sebep-sonuç bağlantılarının açıklık
kazanmasına yardımcı olur.
2.
Yakınlık
Diyagramı
Esas itibariyle bir beyin fırtınası metodudur. Her katılımcının
kendi düşüncesini yazdığı ve sonra da bu düşüncelerin konu ile ilişkili olarak
yeniden gruplandırıldığı ve yeniden sıraya konduğu grup çalışması esasına
dayanır.
3.
Ağaç Diyagramı
Bu, fonksiyonel analizin değer mühendisliği fikrinin bir
uzantısıdır. Hedefler ve önlemler arasındaki ilişkileri göstermek için
kullanılır.
4.
Matris
Diyagramı
Bu format, iki değişik faktör arasındaki ilişkiyi aydınlatmakta
kullanılır. Matris diyagramı genellikle, kalite taleplerini, birbirini
tamamlayan karakteristiklerin içine ve sonra da üretim tanımlarına
yerleştirilmek üzere kullanılır.
5.
Matris Veri
Analiz Diyagramı
Bu diyagram, matris tablosu yeterli bilgiyi vermediği zaman
kullanılır. Bu, yeni yediler içinde veri analizine dayanan ve sayısal sonuçlar
veren tek metoddur.
6.
PKPT (Proses
Karar Program Tablosu)
Yöneylem araştırmalarında kullanılan proses karar programının
uygulanmasıdır. Belirgin hedefleri gerçekleştirmekte uygulamalar her zaman
planlanan programa göre yürümediği için ve ciddi sonuçları olan beklenmeyen
gelişmeler nedeniyle PKPT, yalnız optimum sonuçlara ulaşmak için değil aynı
zamanda süprizlerden kaçınmak için de geliştirilmiştir.
7.
Ok Diyagramı
Bu yöntem genellikle Program Değerlendirme ve Gözden Geçirme (PDGG)
tekniğinde ve Kritik Yol Metodunda (KYM) kullanılır. Bir programı tamamlamak
için gerekli basamakları göstermek amacıyla hazırlanmış iş akış planlarıdır.
İyileştirmeye yönelik
faaliyetlerde yeni yedi aracın uygulama alanı hemen hemen sınırsızdır.
Aşağıdaki liste bugün Japonya’da kullanılan temel uygulama alanlarını
göstermekle birlikte, yedi aracın hepsi de her projede kullanılamaz; projenin
gerçeklerine bağlı olarak biri veya daha fazlasından yararlanılabilir.
Yeni Yedi KK
Aracının Tipik Uygulama Alanları
· Arge
· Yeni teknoloji
geliştirme
· Yeni ürün
geliştirme
· Kalite yayılımı
· Analiz ve teşhis
becerilerinin geliştirilmesi
· Üretim planlama
· Üretim yönetimi
· Verimliliğin
iyileştirilmesi
· Otomasyon
· Kalite
iyileştirme
· Maliyet azaltma
ve enerji tasarrufu
· İş güvenliğinin
iyileştirilmesi
· Rekabet analizi
· Şikayet analizi
· Kalite Güvenliği
sistemi iyileştirilmesi
· Kirliliği önleme
· Satış yönetimi
· Pazar analizi
· İkmal yönetimi
· Politika yayılımı
KAİZEN ve Toplam Kalite
Kontrol (TKK)
KAİZEN’e ulaşılabilecek
yollar sayısızdır denilebilir; bununla birlikte, KAİZEN’e giden “Otoyol”un Toplam
Kalite Kontrol (TKK) ya da Şirket Çapında Kalite Kontrol (ŞÇKK) olduğunu
söyleyebiliriz.
KALİTE
KONTROL VE İNSAN KALİTESİ
Kaliteden söz edildiğinde
akla ilk gelen genellikle ürün kalitesi olmaktadır. Oysa bu doğru değildir.
TKK’de insan kalitesi her şeyden önce gelir. TKK “insana
kaliteyi işlemek” üzerine kuruludur. Çalışanlarına kaliteyi işleyebilen
bir şirket kaliteli üretim yolunu zaten yarılamış demektir.
İşin üç yapıtaşı vardır:
Donanım (Hardware), uygulama kuralları (Software) ve insan (Humanware). TKK
insanla başlar. Donanım ve uygulama kurallarından, ancak insan doğru yerine
yerleştirildikten sonra söz edilebilir.
İnsanlara kaliteyi işlemek
onların KAİZEN bilincini kazanmasına yardımcı olmak demektir. İş ortamında her
bölümün çalışmasında ve bölümlararası ortak çalışmada problemler vardır;
bunların belirlenebilmesi için kişilere yardım edilmelidir.
Çalışanlar problem çözme
araçlarının kullanımı konusunda eğitilmeli ve belirledikleri problemleri bu
araçları kullanarak çözmeleri sağlanmalıdır. Problem bir kez çözüldükten sonra,
ileride tekrarlanmasını önlemek üzere ulaşılan sonuçlar
standartlaştırılmalıdır. Kişi bu sürekli iyileştirme döngüsünde KAİZEN
bilincini edinir ve işinde KAİZEN’e ulaşmak için disiplinini kurar. Yönetim,
şirket kültürünü, insanlara kaliteyi işleyerek değiştirebilir; bu değişiklik
ancak kararlı bir önderlik ve eğitimle sağlanabilir.
“Daha iyi
sistemler üretmek için, toplumlar daha fazla ürünler üretmek yerine, kaliteli
insanlar - başka bir deyişle, bu sistemleri üretecek yetenekte insanlar-
üretmeye yönelmelidir”.
Fransız Antropolog Claude Levi-Strauss
Japon Endüstri
Standartları’na göre kalite kontrol “müşterinin
ihtiyaçlarına cevap verebilecek ürün ve hizmetleri ekonomik olarak üretme
sistemi”dir.
Kalite kontrolun sonuç alıcı
biçimde uygulanması, üst yöneticiler, müdürler, amirler, işçiler dahil olmak
üzere şirketteki herkesin pazar araştırması ve geliştirme, ürün planlama,
tasarım, üretim planlama, satın alma, satış, üretim, kontrol, satış sonrası
hizmetler, muhasebe, personel, eğitim gibi tüm faaliyet alanlarında işbirliğini
gerektirir. Bu şekilde gerçekleştirilen kalite kontrole Şirket Çapında Kalite
Kontrol (ŞÇKK) veya Toplam Kalite Kontrol (TKK) denir.
TKK’de üç hedef:
1. Müşterinin
isteklerini tatmin edecek ürünleri ve hizmeti üretmek, müşterinin güvenini
kazanmak,
2. Şirketi, çalışma
prosedürlerini iyileştirici, daha az hata, daha düşük maliyet, daha az borç ve
daha avantajlı sipariş getiren önlemlerle daha yüksek karlılığa yöneltmek,
3. Çalışanların
şirket hedefine ulaşma yolunda potansiyellerini tam olarak kullanmalarına
yardım etmek; şirket politikasının yayılımını ve gönüllü faaliyetleri teşvik
etmek.
TKK, bir yönetim aracı
olarak, KAİZEN’e ve problemlerin çözümüne sistematik ve istatistiksel bir
yaklaşımı ifade eder. TKK uygulayıcıları his ya da sezgileri ile değil,
verilerle çalışma alışkanlığını edinirler. İstatistiksel problem çözümünde kişi
sorunun kaynağına defalarca dönerek bilgi toplar. Bu yaklaşım proses öncelikli
düşünce tarzını teşvik etmektedir.
Prosese öncelik vermek,
yapılan işi sonuçla kontrol etmektir, sadece sonucu kontrol etmek değildir.
İnsanları sadece performanslarının sonucuna göre değerlendirmek yeterli
değildir. Aksine, yönetim bir işin gerçekleştirilmesi, ilerletilmesi için
atılan adımlara bakmalıdır. Bu yaklaşım, çalışanlarla yönetim arasında
bilgilenmeyi ve sürekli iletişimi teşvik eder.
Proses öncelikli düşünce tarzıyla sonuç öncelikli düşünce tarzı
birbirinden farklıdır. TKK’de kişiler “sonuçlar iyi ise herşey iyi” düşüncesini
onaylamazlar. TKK “prosesleri iyileştirelim; eğer
herşey iyi giderse, proseslerde iyi işleyen bir şeyler var demektir. Onu
bulalım ve geliştirelim” diyen bir düşünce sistemidir.
Bu ortak çabalar, çoğu kez
herkes için bir eğitim deneyimi niteliğindedir. Proseslerin
iyileştirilebileceği birçok yol vardır ve bu yüzden problem çözme
yaklaşımlarını ön plana çıkarmak gerekmektedir. Tüm bunlar proses öncelikli
düşüncede ele alınmaktadır ve yönetim bilimine tümüyle yeni bir kavram
getirmektedir: Yöneticinin görevinin temelde çift
taraflı olduğu kavramı. Görevin bir yönü koruma bazlı yönetim, yani işin
sonucunu kontrol etmektir (S kriterleri); diğer yönü ise iyileştirme bazlı
yönetim, yani belirli sonuca ulaşmış prosesi denetlemektir (P kriterleri).
Kaoru Ishikawa, Japonya’da TKK hareketini karakterize eden altı
özelliği şöyle sıralamaktadır:
1.
Şirket çapında TKK faaliyetlerine tüm çalışanların katılımı,
2.
Mesleki eğitim ve öğrenime önem verilmesi,
3.
Kalite Kontrol Çemberi faaliyetleri,
4.
TKK denetlemeleri,
5.
İstatistiksel yöntemlerin uygulanması,
6.
TKK’nın ulus çapında tanıtılması.
VERİLERLE
KONUŞMA
TKK veri kullanımını
vurgular. Kaoru Ishikawa şöyle diyor: “Gerçekler ve veriler ile konuşmalıyız”
ve ekliyor: “Veri gördüğünüzde kuşku duyun!” Ishikawa, verilerin yalnış ya da
hatalı olabileceğini; ayrıca her şeyin ölçülemeyeceğini hatırlatıyor.
Öte yandan, veri doğru olsa
da, doğru kullanılmadıkça pek bir anlamı olmayacaktır. Şirketin başarısı ile
başarısızlığı arasındaki farkı, veri toplama ve kullanma yeteneği
belirleyebilir.
Birçok şirkette, müşteri
şikayetleri ile ilgilenme ve ürünü gözden geçirme görevi işe yeni başlayanlara
bırakılır ve pek de önem verilmez. Yokogawa-Hewlett-Packard’ın başkanı Kenzo
Sasaoka şöyle diyor: “Aslında bu iş müşterinin düşüncesini öğrenmek ve iyileştirmek
için çok değerli bir fırsattır ve gelecek vaat eden genç mühendislere görev
verilmelidir.”
Ancak gerekli bilgi
edinildiğinde, bu defa da bilgiden tam olarak yararlanmanın zorluğunu çok az
sayıda kişi göze alır. Kısa vadede kar elde etmekten başka birşey düşünmeyen
pek çok yönetici, müşterilerle ilgilenmekten kaçınır; müşteri şikayetleri onlar
için baş ağrısıdır. Bilgi toplayıp, kullanabilecek kişilere aktaracakları bu
altın fırsatı böylece kaçırırlar. Yöneticiler arasında bilgi paylaşımı, bilginin
toplanması ve işlenmesi kadar önemlidir. Bilginin layıkıyla toplandığı,
işlendiği, yönlendirildiği ve uygulamaya koyulduğu durumlarda her zaman için
iyileştirme olanağı vardır. Bilgi toplama ve değerlendirme sistemi, TKK /
KAİZEN programının çok önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
ÖNCE KAR DEĞİL, KALİTE
Belki de bu hüküm, TKK ve
KAİZEN’i başka her şeyden daha iyi
açıklamaktadır; çünkü kalite için kalite KAİZEN için KAİZEN inancını yansıtır. Daha önce de belirtildiği
gibi TKK, kalite güvenliği, maliyet azaltma, verimlilik, sevkiyat planlama,
güvenlik gibi konuları içermektedir; “kalite” sözcüğü her alanda iyileştirmeyi
ifade etmektedir. Japon yöneticiler, iyileştirme için iyileştirme arayışının,
şirketlerinin rekabet gücünü artıran en önemli yol olduğunu keşfettiler. Esas
olan kaliteye özen göstermektir; kalitenin gerekleri yerine getiriliyorsa, kar
için ayrıca düşünmeye gerek kalmayacaktır.
Musashi Teknoloji
Enstitüsü’nden Prof. Masumasa Imaizumi, bir şirkette yönetilmesi gereken ana
unsurları şöyle sıralıyor: Kalite (ürünün, hizmetin ve
işin kalitesi), miktar, sevkiyat (zaman), iş güvenliği, maliyet ve çalışanların
morali.
Imaizumi şöyle devam ediyor:
Her düzeydeki
yönetici, bu unsurları düzenli olarak yönetmekten sorumludur. Bir teşebbüs,
ancak ürünlerini satın alan müşteriler memnun olduğunda başarılıdır.
Müşteriler, satın aldıkları ürün veya hizmet kalitesinden memnun kalır veya
kalmazlar. Başka bir deyişle, bir teşebbüsün müşteriye sunabileceği tek şey
kalitedir. Tüm diğer göstergeler, iç yönetim ile ilgilidir. Bu “önce kalite”nin
ilk adımıdır.
İşin başlangıç
aşamasında, yüksek kaliteli ürünü düşük maliyetle ve çok miktarda üretme
düşüncesini onaylamıyorum. TKK’nın en büyük hedefi kuşkusuz budur. Ancak, ilk
adım olarak, önce son derece kaliteli mallar üretmeyi, sonra bunu seri üretime
ve düşük maliyete kaydırmayı öneriyorum. Başlangıçta, müşterileri tatmin edecek
ürünleri üretmek üzere teknolojiler ve sistemler kurmalıyız; bu aşamada
maliyet, miktar ve verimlilik gibi faktörleri dikkate almamalıyız. Teknoloji
yerine oturtulduktan sonra, düşük maliyetle ve çok miktarda ürün elde etme
safhasına geçmeliyiz. Bu da, “önce kalite”nin ikinci adımıdır.
ÖRNEK OLAY:
MÜŞTERİLERİN
TELEFONDA BEKLEME SÜRELERİNİ KISALTMA
Bu olay, büyük bir bankanın merkez ofisinde
oluşturulan bir Kalite Kontrol programının hikayesidir. Her gün, ortalama 500
müşteri bu ofisi telefonla aramaktadır. Araştırmacılara göre, müşteriler 5
kezden fazla çaldığı halde açılmayan telefonlara kızmakta ve bir daha şirketi
aramamaktadır. Buna karşılık, iki kez çaldıktan sonra açılan telefonlar,
müşterilere güven vermekte ve işlerini telefonla halletme konusunda kendilerini
daha rahat hissetmeleri sağlanmaktadır.
1. Konunun
Seçimi:
Telefona cevap verme işi şu nedenlerden dolayı bir
KÇ (Kalite Çemberi) konusu olarak seçildi:
1. Telefona verilen cevap,
müşterinin şirket hakkında edindiği ilk izlenimdir,
2. Bu konu şirketin telefonları
cevaplamaya yönelik sloganı ile de uyumludur:”Müşterileri bekletmeyin ve
bölümler arasında gereksiz telefon görüşmelerinden kaçının”,
3. Bu aynı zamanda,
karşılaşılan herkese dostça davranmanın vurgulandığı, şirket çapındaki bir
kampanyayla da çakışmaktadır.
Önce, mevcut uygulamada müşterilerin neden beklediği
araştırıldı. Şekil 3.1, sık rastlanan bir durumu göstermektedir. Müşteri “B”
aradığında, santral operatörü müşteri “A” ile konuşmaktadır. Şimdi neden
müşterinin beklemek zorunda kaldığını görelim.

Şekil 3.1 Müşterinin Beklemesine Yol Açan Durum
(1)’de, santral operatörü bir hat alır, ancak
deneyimsizliği nedeniyle bunu nereye bağlayacağını bilemez. (2)’de “aranılan
kişi” telefona çabuk cevap vermez veya yerinde yoktur; onun yerine telefonu
açacak kimse olmaz. Sonuç olarak, santral operatörü müşteriden gecikme için
özür dileyerek, hattı bir başka dahili numaraya aktarır.
2. Sebep -
Sonuç Diyagramı ve Durum Analizleri
Durumu iyice anlamak için, çember üyeleri 5 kereden
fazla çaldığı halde cevap alamayan müşterilere yönelik bir araştırmaya
başladılar. Çember üyeleri, bir toplantıda beyin fırtınası tekniği uygulayıp
sebepleri belirleyerek, sebep-sonuç diyagramı düzenlediler (Şekil 3.2). Daha
sonra, santral operatörleri bir kontrol tablosuna 12 günlük sonuçları
kaydederek, gerçek durumu saptadılar (Şekil 3.3).

Şekil 3.2 Müşterinin Beklemesinin Nedenleri
3. Kontrol
Tablosu Durum Analizleri
Kaydedilen bilgiler, beklenmedik bir şekilde şunu
açığa çıkardı: Müşteriyi bekletme nedenleri arasında “tek operatörün çalışması (diğeri ofis
dışında)” durumu 172 kere ile liste başındaydı. Bu koşulda, görevli tek
operatör aynı anda çok sayıda telefonla baş etmek durumundaydı. Uzun süre
beklemek zorunda kalan müşteri sayısı günde ortalama 29.2 idi ve bunlar her
günkü telefonların % 6’sını oluşturmaktaydı ( Şekil 3.3 ).
4. Hedef
Belirleme
Yoğun fakat yapıcı bir araştırmadan sonra, telefonda
bekleyen müşteri sayısının sıfıra indirilmesi, çember hedefi olarak belirlendi.
Belirlenen hedef, gelen tüm telefon çağrılarının hemen cevaplanması; müşterinin
sıkıntıya düşmemesiydi.
5. Ölçümler ve Uygulama
A. Öğle yemeğine her zaman
santralden en az iki operatör bırakacak şekilde dönüşümlü gitme.
Bu çözüm getirilmeden önce, iki operatörün öğle
yemeğine dönüşümlü gitmesi sözkonusuydu; santralde bir operatör kalmaktaydı.
Bunun müşterilerin beklemesine yol açan en önemli etken olduğu saptandıktan
sonra, yemek saatlerinde görevde kalan operatöre ek olarak ofisten bir kişinin
de yardımı kararlaştırıldı.
B. Tüm çalışanlardan masalarından ayrılırken not bırakmalarını istemek.
Bu kuralın amacı, aranılan kişi yerinde olmadığı
zamanlarda santralın işini kolaylaştırmaktı. Bu yeni sistem, çalışanlara sabah
toplantılarında açıklandı ve şirket çapında destek istendi. Ofislere, bu
uygulamayı gerçekleştirmek üzere posterler asıldı.
C. Personelin ve yaptıkları işlerin ayrıntılı listesini hazırlamak.
Santral operatörlerine yardımcı olmak üzere kitapçık
hazırlandı.

![]()
Arayanların Bekleme Nedenleri
|
|
|
Günlük Ortalama |
Toplam Sayı |
% |
Kümülatif % |
|
A |
Tek Operatör (diğeri ofis
dışında) |
14,3 |
172 |
49,0% |
49,0% |
|
B |
Aranılan kişi yerinde yok |
6,1 |
73 |
20,8% |
69,8% |
|
C |
Bölümde telefona bakacak kimse
yok |
5,1 |
61 |
17,4% |
87,2% |
|
D |
Aranılan kişi ve bölümün ismi
verilmiyor |
1,6 |
19 |
5,4% |
92,6% |
|
E |
Şubelerin yerleri hakkında
sorular |
1,3 |
16 |
4,6% |
97,2% |
|
F |
Diğer sebepler |
0,8 |
10 |
2,8% |
100,0% |
|
|
Toplam |
29,2 |
351 |
100,0% |
|
Süre: 4 - 16 Haziran, 1980

Şekil 3.3 Problemleri Belirlemek Üzere Tasarlanan
Kontrol Tablosu, Arayanların Bekleme Nedenleri
6. Sonuçların Teyidi
Beklemeler sıfıra düşürülmese de Şekil 3.4 ve 3.5’de
de gösterildiği gibi, kayda değer bir ilerleme sağlandı. Gecikmelerin ana
nedeni olan “tek operatör” sorunuyla ilgili şikayetler, izlenen sürede 172’den
15’e düşürüldü.
![]()
KÇ’ den Sonra
|
|
|
Günlük Ortalama |
Toplam Sayı |
% |
Kümülatif % |
|
C |
Bölümde telefona bakacak
kimse yok |
1,7 |
20 |
33,9% |
33,9% |
|
B |
Aranılan kişi yerinde yok |
1,4 |
17 |
28,8% |
62,7% |
|
A |
Tek Operatör (diğeri ofis
dışında) |
1,2 |
15 |
25,4% |
88,1% |
|
D |
Aranılan kişi ve bölümün
ismi verilmiyor |
0,3 |
4 |
6,8% |
94,9% |
|
E |
Şubelerin yerleri hakkında
sorular |
0,2 |
3 |
5,1% |
100,0% |
|
F |
Diğer sebepler |
0 |
0 |
0,0% |
100,0% |
|
|
Toplam |
4,8 |
59 |
16,8% |
|

Şekil 3.4 Kalite Çemberinin Etkileri
![]()
KÇ’nin
Etkileri (KÇ’den Önce ve Sonra Karşılaştırması)
|
|
Toplam Sayı |
Günlük Ortalama |
|||
|
|
|
Önce |
Sonra |
Önce |
Sonra |
|
|
A |
Tek Operatör (diğeri ofis
dışında) |
172 |
15 |
14.5 |
1.2 |
|
|
B |
Aranılan kişi yerinde yok |
73 |
17 |
6.1 |
1.4 |
|
|
C |
Bölümde telefona bakacak
kimse yok |
61 |
20 |
5.1 |
1.7 |
|
|
D |
Aranılan kişi ve bölümün
ismi verilmiyor |
19 |
4 |
1.6 |
0.3 |
|
|
E |
Şubelerin yerleri hakkında
sorular |
16 |
3 |
1.3 |
0.2 |
|
|
F |
Diğer sebepler |
10 |
0 |
0.8 |
0 |
|
|
|
Toplam |
351 |
59 |
29.2 |
4.8 |
|
|
|
|
Şekil 3.4 Kalite Çemberinin Etkileri
SONUCUN STANDARDİZASYONU
Standartların
olmadığı yerde iyileştirme olmaz. Herhangi bir iyileştirme için başlangıç
noktası, bulunulan noktayı doğru belirlemektir.Her işçi, her makine ve her
proses için tam bir ölçüm standardı olmalıdır. Aynı şekilde her yönetici için
tam bir ölçüm standardı olmalıdır. TKK ve KAİZEN stratejilerini tanıtmadan önce
dahi, yönetim şirketin bulunduğu durumu ve çalışma standartlarını belirlemek
için girişimde bulunmalıdır. Bu nedenle standardizasyon TKK’nın ana direklerinden
biridir.
Daha önceden de
belirtildiği gibi KAİZEN stratejisi sonu olmayan iyileştirme çabalarını
gerektirir. Başka bir değişle KAİZEN stratejisi yürürlükteki standartlara
sürekli bir meydan okumadır. KAİZEN için standartlar sadece daha daha iyi
standartlarla değiştirilmek için vardır. Her standart, her tanım ve her ölçüm
sürekli gözden geçirilmeyi ve daha iyi şekilde düzenlemeyi gerektirir.
Standart herkes
için geçerli olmalıdır, herkesin mevcut standartlara uygun ve uyumlu
çalışmasını sağlamak ise yönetimin görevidir. Buna disiplin denir.
Her standart aşağıdaki özellikleri taşır:
1. Bireysel yetki
ve sorumluluk,
2. Bireysel
deneyimlerin bir sonraki işçi kuşağına aktarılması,
3. Bireysel
deneyimlerin ve tekniğin (know-how) organizasyona aktarılması,
4. Deneyimlerin
(özellikle hataların) organizasyon içinde birikmesi,
5. Tekniğin bir
birimden diğerine aktarımı,
6. Disiplin.
Her iş yerinin,
her işçi, makine ve proses için kendi performans standartları ve standart
işletme talimatları vardır. İşyerinde çalışanlar bir problemle
karşılaştıklarında, sorun analiz edilir, nedenleri belirlenir ve çözüm
önerilir.

PUKÖ döngüsünde,
önerilen çözüm bir kez uygulamaya koyulduğunda, ikinci adım onun ne denli
etkili olduğunu kontrol etmektir. Önerilen çözüm bir iyileştirme sağlıyorsa bu
iyileştirme yeni bir standart olarak uygulanır. Çoğu kez bu yeni standart yatay
olarak diğer bölümlere de yayılır. Kalıcı bir iyileştirmeden ancak bir sonraki
iş bu yeni standarda uygun şekilde yürütüldüğünde söz edilebilir.
KAİZEN stratejisine göre, işletme yönetimi mevcut standartları gözden geçirmeli ve
onları iyileştirmeye çalışmalıdır.
Standart bir kez oluşturulduğunda artık yönetim bunun tüm çalışanlarca
tam olarak uygulanmasını sağlamalıdır. Bu, insanları yönetmektir. Yönetim
insanların standartları ve kuralları takip etmelerini sağlayamazsa , başka ne
yaparsa yapsın, boşunadır.
Birçok Batılı
şirkette yönetim yıllarca aynı “kutsal”
standarda tutunup kalma eğilimindedir. Çoğu kez yönetimin disiplini
korumak için elinden geleni yapmasına rağmen bu standardın bile sıkı bir
şekilde korunduğu şüphelidir.
Bir KAİZEN
programını başlatmanın en iyi yanlarından biri de, yönetimi mevcut
standartların en son ne zaman iyileştirildiği konusunda düşünmeye teşvik etmesidir.
Bu, displinin sağlanıp sağlanamadığını; var olan kural ve standartların
çalışanlarca izlenip izlenmediğini kontrol etmek için çok iyi bir fırsattır.
PENTEL’DEKİ TKK SOGANLARI
Aşağıdakiler
Pentel’in TKK felsefesini işçilerine aktarırken kullandığı sloganların
listesidir:
1.
Market-in (pazar içeri) kavramını benimseyin.
(Bir sonraki prosestekiler müşterinizdir. Product-out (ürün dışarı) kavramına takılıp kalırsanız,
şirketimizin adı kısa zaman sonra telefon rehberinde bile yer almaz.)
2.
Her zaman problemlerin farkında olun.
(Problem olmayan yerde iyileştirme olmaz.)
3.
Yönetim, planlama ile başlamak ve onu sonuçla
karşılaştırmak demektir.
(PUKÖ döngüsünü çevirelim ve görevimizi yapma tarzımızı
değiştirelim.)
4.
Etrafınız hazine tepeleri ile çevrili.
(Aniden ortaya çıkan problemlere kıyasla müzmin problemlerden
öğrenilecek daha çok şey var.)
5.
Prosesi sonuca bakarak yönet.
(Eksik işi tamamlama ve düzeltme yönetim eksikliğinden doğan
sorunlardır. Bunlarla ilgilenmek yönetmek değil, manüpülasyondur.)
6.
Fabrikaya bak; işini gerçeklere uygun yürüt.
(Yargı ve kararlarını kişisel görüşle değil, verilere
dayandır.)
7.
Sapmalara karşı dikkatli ol.
(Öncelik ortalamayı iyileştirmek değil, sapmaları
azaltmaktır.)
8.
Gözlemeden önce gruplandır.
(Sınıflandırma daha iyi anlamayı sağlar.)
9.
İyileştirme evde başlar.
(Kendi sorumluluğundaki ve başkasının sorumluluğundaki sorunları
doğru sınıflandır; önceliği kendi sorumluluğundaki sorunlara ver.)
10.Esas sebebi ortadan kaldır ve tekrarı
önle.
(Belirtileri sebeplerle karıştırma.)
11.Kaliteyi kaynaktan başlat.
(Kalite prosese işlenmelidir. Test etmekle kalite sağlanamaz.)
12.Standartlaşmayı asla ihmal etme.
(İyi bir durumun sürmesini
sağlamak için araçlara ihtiyacımız var.)
13.Her zaman yatay dağılımı düşün.
(Bireysel uzmanlık şirket çapında uzmanlığa
dönüştürülmelidir.)
14.TKK’yı herkesle birlikte gerçekleştir.
(Zevkli ve anlamlı bir iş, karşılıklı aydınlanma ve özgelişimin
sağlandığı aktif KK çemberleri ile başlar.)
KAİZEN - UYGULAMA
|
|
Yönetim Öncelikli KAİZEN |
Grup Öncelikli KAİZEN |
Birey Öncelikli KAZİEN |
|
Araçlar |
· Yedi araç · Yeni Yedi Araç · Profesyonel yetenekler |
· Yedi Araç · Yeni Yedi Araç |
· Sağduyu · Yedi Araç |
|
Kapsam |
· Yöneticiler ve
profesyoneller |
· Kalite Çember Üyeleri |
· Herkes |
|
Hedef |
· Sistem ve işlemler
üzerinde odaklaşır |
· Aynı saha içerisinde |
· Herkes kendi alanında |
|
Çevrim |
· Proje süresince devam eder |
· Tamamlamak için dört veya
beş ay |
· Herhangi bir zaman |
|
Kazanım |
· Yönetim ne kadar seçerse |
· Yılda 2-3 |
· Çok sayıda |
|
Destekleyici
sistem |
· Hat ve kurmay proje takımı |
· Küçük grup faaliyetleri · KK çemberleri · Öneri sistemi |
· Öneri sistemi |
|
Gerçekleştirme
maliyeti |
· Bazen kararı
gerçekleştirmek için küçük yatırım gerektirir |
· Çoğunlukla pahalı değildir |
· Pahalı değildir |
|
Sonuç |
· Yeni sistem ve tesisin
iyileştirilmesi |
· İlerlemiş iş yöntemi · Standardın yenilenmesi |
· Yerinde iyileştirme |
|
Ek katkı |
· Yönetim performansında
iyileşme |
· Yüksek moral · Katılım · Deneyim kazanma |
· Yüksek moral · KAİZEN duyarlılığı · Özgelişim |
|
Yön |
· Kademeli ve görülür
iyileşme · Mevcut durumda belirgin
iyileşme |
· Kademeli ve görülür
iyileşme |
· Kademeli ve görülür
iyileşme |
YÖNETİM ÖNCELİKLİ KAİZEN
KAİZEN’in ana
dayanaklarından ilki, yönetim öncelikli KAİZEN’dir; hayati bir dayanaktır,
çünkü en önemli lojistik ve stratejik konular üzerinde yoğunlaşır; ilerleme ve
morali sürekli diri tutan gücü verir.
KAİZEN herkesin
işi olduğundan herkes, bu arada yönetici de, kendi işini geliştirmekle
ilgilenmelidir. Japon yönetimi, genel olarak bir yöneticinin zamanının en az
yarısını iyileştirmeye ayırması gerektiğine inanır. Yönetimin üzerinde
çalıştığı KAİZEN konuları meslek ve mühendislik bilgilerini, karmaşık problem
çözme yeteneği gerektirmekle birlikte, bazen basit istatistksel araçlar (Yedi
Araç) yardımıyla da çözümlenebilir. Bunlar yönetimin asli görevidir ve çoğu kez
proje gruplarında olduğu gibi ortak problemlerin üzerinde birlikte çalışan,
farklı bölümlerden kişileri içerir.
Yönetim öncelikli
KAİZEN aynı zamanda, KAİZEN takımları, proje takımları ve çalışma takımları
gibi grup yaklaşımlarını da kullanır. Bununla birlikte bu gruplar KK
çemberlerinden oldukça farklıdır; çünkü bunlar yönetim ve destek personelinden
oluşmaktadır ve faaliyetleri yönetim görevinin rutin bir parçası olarak kabul
edilir.
Yönetim,
çabalarını yönetim öncelikli KAİZEN’in en önemli görevlerinden olan sistemlerin
iyileştirmesine yöneltmelidir. Sistemlerin iyileştirilmesi planlama ve kontrol, karar alma prosesleri,
organizsayon ve bilgi sistemleri gibi çok önemli yönetim alanları ile
ilgilidir. Bu ihtiyacı karşılamaya yönelik yeni yönetim kavramlları arasında
fonksiyonlar arası yönetim, politika yayılımı ve kalite yayılımı bulunmaktadır.
TKK araçlarının “Yeni Yedi Araç” grubu sistemlerin iyileştirilmesi ile ilgili
projelerde kullanılmaktadır.
Yönetimin böyle
bir sistem kurmadığı ve bunun yerine
çabalarını rastgele ve bütünlükten uzak bir halde , öneriler ve KK çemberleri
gibi alanlara yönelttiği durumlarda başarı çoğu kez kısa sürelidir. Bu yüzden
TKK ve KAİZEN başlatıldığında üst yönetimin tam anlamıyla sahiplenmesi
zorunludur.
KAİZEN, işçinin
işyerindeki çalışma şeklinden başlayıp makine ve tesislerde iyileştirmelere
geçerek , sonuçta sistem ve
proseslerdeki ilelemeleri etkileyerek , işin tüm yönlerini içerir. KAİZEN her
zaman her yerde vardır; bu nedenle birçok Japon üst düzey yöneticisi KAİZEN’in %50 yönetimin
görevi olduğuna inanmaktadır.
GRUP ÖNCELİKLİ KAİZEN
Grup çalışmasında
KAİZEN, kalıcı bir yaklaşım olarak, KK çemberleri, gönüllü yönetim (Jishu
Kanri-JK) grupları ve problemleri çözmek için çeşitli istatistiksel araçlar
kullanan diğer küçük grup faaliyetleri ile yürütülür. Bu yaklaşım tam bir PUKÖ
döngüsünü gerektirir; ekipteki üyelerin yalnız sorunları belirlemesini değil,
sebepleri de belirleyip analiz etmelerini; karşı önlemler geliştirip
denemelerini; yeni standartlar ve/veya prosedürler oluşturmalarını içerir.
Bu kalıcı
yaklaşımda üyeler problem çözme ve karar alma proseslerinden geçerler. Bu
yüzden PUKÖ döngüsünün “uygula” safhasında kendi içinde PUKÖ halkası
bulundurması gerektiği söylenmektedir. KK çemberleri ve diğer grup
faaliyetleri, üyelerin kendi işyerlerinde oluşan problemler ile sınırlanmıştır,
ancak KAİZEN faaliyetleri içerisinde üyelerin problemleri anında çözme
ustalığına erişmesi ile herkesin morali yükselir.

Grup çalışması
geçici olduğu zaman, öneriler bu iş için oluşturulan kısa süreli işçi grupları
tarafından gerçekleştirilir. Bu grupların üyeleri çoğu kez istatistiksel ve
analitik araçların kullanımıyla çoğu kez
eğitim görür; amaca ulaşıldığında grup dağılır.
Yönetim hem birey
öncelikli KAİZEN’de hem de grup öncelikli KAİZEN’de işçinin rolünü tam olarak
anlamalı; bunu desteklemek için her fırsatı kullanmalıdır.
Tipik bir Japon
fabrikasında her atölyenin bir köşesinde, mevcut önerilerin düzey ya da küçük
gruplarca başarılan son çalışmalar gibi, atölyede yürütülen çeşitli
faaliyetleri herkese yaymak üzere bir yer ayırılır. Bazen işçilerin
önerileriyle geliştirilen aletler burada sergilenerek, diğer alanlardaki
işçilerin de aynı tür fikirleri kendi işlerine uygulamaları teşvik edilir.
KÜÇÜK GRUP FAALİYETLERİ
Küçük grup faaliyetleri,
işyerindeki belirli görevleri yürütmek üzere şirket içinde oluşturulmuş resmi
olmayan, gönüllü küçük gruplar olarak ifade edilebilir. Küçük grup çalışmaları
amaçları doğrultusunda çeşitli biçimler alabilir: KK çemberleri, Sıfır Hata hareketleri, hatasızlık
hareketleri, düzey yükseltme hareketleri,
JK (Jishu Kanri - gönüllü yönetim grupları), mini teorik tartışma grupları, öneri grupları, iş güvenliği
grupları, atölye katılım hareketleri,
verimlilik komiteleri, hedeflerle
yönetim grupları, atölye konuşma grupları.
Bu küçük gruplar çoğu kez üyeler arasında karşılıklı gelişimi desteklemek
amacıyla oluşturulur.
Japon iş hayatında çok
rağbet gören iki konu TKK ve küçük grup faaliyetleridir. Japon işadamları
arasında bu konular çok popülerdir; başlığında bu kelimelerden herhangi biri
olan bir kitap en az 5000 adet satmayı garantilemiş demektir.
KK çemberleri, 1962’de
kalite kontrolle ilgili yeni bir yayın çıkartıldığında başlamış ve
ustabaşılarla işçilerin birlikte çalışarak kalite kontrol konusunda yeni bilgi
ve teknikleri öğrenmelerini sağlamıştır. KK çemberleri önceleri çalışma
grupları olarak toplanmaya başladıkları halde daha sonra, öğrendikleri yeni
teknikleri kullanarak işyerlerindeki sorunları çözmeye yönelmiştir. Japon
yönetimi enspeksiyona (denetim) dayalı geleneksel kalite kontrol yerine, kalite
kontrolü üretim proseslerinde ve yeni ürün geliştirme alanlarında geliştirmeye
yönelmiştir.
Bu kavram şimdi tedarikçi ve
yan sanayicileri de içermektedir. Kalite kontrol başlangıçta üretim ve
mühendislik proseslerine öncelik verirken, giderek artan sayıda şirket,
çabalarını ofis çalışması, satış ve hizmetler gibi başka alanlara yöneltmiştir.
Küçük grup faaliyetlerinin avantajları başlamalarından hemen sonra
görülmektedir:
1.
Grup hedeflerini
saptamak ve bunlara ulaşmak üzere çalışmak, takım çalışması ruhunu güçlendirir.
2.
Grup üyeleri
rollerini daha iyi paylaşır ve koordine eder.
3.
Farklı kuşaktan
işçiler arasında olduğu kadar, işçi-yönetim arasında da iletişim iyileşir.
4.
Moral önemli
ölçüde güçlenir.
5.
İşçiler yeni bilgi
ve beceriler kazanır; işbirliğine dönük yaklaşımlar geliştirir.
6.
Grup kendi gücüne
dayanır ve sorunların çözümünü yönetime bırakmadan kendisi bulur.
7.
İşçi-yönetim
ilişkileri büyük ölçüde iyileşme gösterir.
BİREY ÖNCELİKLİ KAİZEN
KAİZEN programının üçüncü
düzeyi, önerilerle ortaya çıkan birey öncelikli KAİZEN’dir. Öneri sistemi, birey öncelikli KAİZEN’in
gerçekleştirilmesine ve kişinin daha çok değil, daha akıllıca çalışmasını
sağlamaya yönelik bir araçtır.
Birey öncelikli iyileştirme
sonsuz bir olanaktır denilebilir. KAİZEN’in başlangıç noktası, çalışanın
çalışam tarzını değiştirmeye ve iyileştirmeye yönelik olumlu bir yaklaşım
geliştirmesidir.
Birey öncelikli KAİZEN çoğu
kez moral kazandırıcı olarak görülür ve yönetim her zaman önerilerde
ekonomiklik ve karlılık aramaz.
İşçilerin işlerini daha iyi yapma yollarını aramak üzere “düşünen işçiler” olabilmeleri için yönetimin
dikkatli ve heveslendirici olması zorunludur.
ÖNERİ SİSTEMİ
Öneri sistemi birey
öncelikli KAİZEN’in temel parçasıdır. Dinamik bir öneri sisteminin
yaratılabilmesi için üst yönetim iyi tasarlanmış bir plan uygulamalıdır.
Öneri sistemleri içerisinde
ana konular sırasıyla şöyledir:
· Kişinin kendi
işinde iyileştirmeler,
· Enerji, malzeme
ve diğer kaynakların tassarufu,
· Çalışma alanında
iyileştirmeler,
· Makine ve
proseslerde iyileştirmeler,
· Araç-gereçlerde
iyileştirmeler,
· Ofis
çalışmalarında iyileştirmeler,
· Ürün kalitesinde
iyileştirmeler,
· Yeni ürünler için
fikirler,
· Müşteri
hizmetleri ve müşteri ilişkileri,
· Diğer.
Japon İnsan İlişkileri
Birliği direktörü Kenjiro Yamada öneri sisteminin üç aşamadan geçmesi
gerektiğini söylüyor. İlk aşamada yönetim, işçinin görevini ve işyerini
iyileştirme konusunda ne kadar basit olursa olsun öneri oluşturmasına yardım
etmek üzere her türlü çabayı göstermelidir. Bu, işçilerin işi yapma tarzlarına
dikkate etmelerini sağlayacaktır. İkinci aşamada yönetim eğitim olanağı
sağlamalıdır ki, çalışanlar daha iyi öneri
sunabilsinler. İşçiler daha iyi öneri getirebilmek için problemleri ve içinde
bulunulan şartları analiz edebilecek durumda olmalıdır. Bu da eğitim
gerektirir. İşçiler konuya ilgi gösterdiklerinde ve eğitimlerden sonra, yönetim
ancak üçüncü safhada önerilerin ekonomik etkisi ile ilgilenmelidir.
Bu da yönetimin 5 ile 10
yıllık bir zaman aralığında düşünmesi demektir. Yamada birçok Batılı şirketin
karşı karşıya geldiği zorlukların, genellikle birinci ve ikinci aşamaları
atlayıp hemen üçüncü aşamaya yönlenmelerinden kaynaklandığını vurgulamaktadır.
Bugün bireysel öneriler daha
çok moral kazandırıcı ve eğitici deneyimler şeklinde hizmet ederken, ekonomik
etkisi olan önerilerin çoğu gruplardan gelmektedir.
Çalışanlara KAİZEN bilinci
aşılamanın yanı sıra öneri sistemleri işçilere, kendi alanlarında
konuştuklarını amirleriyle de konuşabilme fırsatını vermektedir. Aynı zamanda
yönetimin işçilere problemlerini çözebilmeleri konusunda yardım etmesi için de
fırsat tanımaktadır. Böylece öneriler, işçinin
özgelişimi için olduğu kadar, işyerindeki çift yönlü iletişim içinde değerli
bir olanaktır.
Japon yöneticiler, aşağıdaki
hedeflerden herhangi birine uygun düştüğü sürece her türlü değişikliğe açıktır:
· İşi
kolaylaştırmak,
· Ağırlığı ve
sıkıcılığı yok etmek,
· Rahatsızlığı yok
etmek,
· İşi daha güvenli
hale getirmek,
· İşi daha üretken
hale getirmek,
· Ürün kalitesini
iyileştirmek,
· Zaman ve
maliyetten tasarruf.
Bunlar, hemen hemen tek
ilgisi değişimin maliyeti ve bunun ekonomik geri dönüşü olan Batılı yöneticinin
düşünce tarzıyla tam bir tezat oluşturmaktadır.
KAİZEN YÖNETİMİ
Fonksiyonlar arası yönetim ve politika yayılımı TKK
stratejisini destekleyen iki önemli kavramdır. TKK düşünce sisteminde yönetimin
görevi ikiye ayrılır:
1. Koruma Yönetimi - Sonuçlar
ve karlılık için ticari performansın sürekliliğinin korunması,
2. KAİZEN Yönetimi - Proses ve
sistemlerin iyileştirilmesi.
KAİZEN yönetimi, hem
fonksiyonlar arası yönetim hem de politika yayılımı ile bağlantılıdır.
Fonksiyonlar arası yönetim,
fonksiyonlar arası KAİZEN hedeflerinin gerçekleştirilmesi için farklı
birimlerdeki çalışmaların koordinasyonu, politika yayılımı ise KAİZEN
politikalarının yürütülmesi ile ilintilidir.
Pek çok şirkette yönetimden
kasıt Şekil 1’in koruma tarafında gösterildiği gibi, üst yönetim politikasının
alt organizasyonlara aktarılmasıdır. Eğer kalite ve maliyet gibi konularda
birimler arasında anlaşmazlık varsa bu sorunlar dahili politikalar ile
çözümlenir. TKK’da fonksiyonlar arası kalite, maliyet, termin (KMT) hedefleri,
üretim ve pazarlama gibi hat fonksiyonların hedeflerinin önünde gelir.
Dolayısıyla fonksiyonlar arası hedeflerin üst derecede hedefler olarak
biçimlenmesi, karar vermeye yönelik bir sistem yaklaşımını gerekli kılmaktadır.

Fonksiyonlar arası yönetimin
ve politika yayılımının kavram ve uygulamaları bu ihtiyacı karşılamak üzere
geliştirilmiştir. Bu çerçevede “kalite”, kaliteyi güvence altına almak için
daha iyi bir sistem oluşturmayı anlatmakta; “maliyet”, maliyet faktörlerinin
belirlenmesi ve maliyetin düşürülmesi için bir sistem oluşturulması
anlamındadır. “Termin” ise sevkiyat ve miktar yönetimi konusunda daha iyi bir
sistem oluşturmaya yöneliktir.
Şekil 1’in KAİZEN tarafında
gösterildiği gibi, belirlenen KAİZEN hedefi politika yayılımı yoluyla hat
organizasyonlara iki şekilde aktarılır: Doğrudan hat yöneticilerle ve dolaylı
olarak fonksiyonlar arası organizasyonlarla.
Hem küçük grup çalışmaları,
hem de bireysel önerileri cesaretlendirecek planlar, KAİZEN çalışmalarını
işyeri düzeyinde teşvik eder ve bu çalışmaların hedefleri politika yayılımı
yoluyla belirlenir.
İşletmenin fonksiyonlar arası ilişkilere ve politika
yayılımıyla ilgili temel yönetim kavramlarına yaklaşımı üst yönetim tarafından
yönlendirilir. Üst yönetim yıllık politika ve hedeflerini genellikle, uzun
dönem planı ve stratejisi bazında formüle eder. Bu formüller iki hedefi kapsar:
1. Kar, pazar payı ve ürünler gibi hedefler,
2. Şirketin çeşitli sistemler ve fonksiyonlar
arası faaliyetlerdeki tüm iyileştirme hedefleri.
“Politika” terimi yıllık hedefler ve amaçlarının
yanısıra, işletmenin uzun ve orta döneme yönelik eğilimlerini de anlatır.
Dolayısıyla politika sözcüğü hem uzun dönem için hem de yıllık hedefler için
kullanılır.
Politikanın bir diğer önemli
yönü hem hedefler ve önlemlerden, hem de amaçlar ve araçlardan oluşmasıdır.
Hedefler genellikle üst yönetimce oluşturulan, örneğin ulaşılması amaçlanan
satış miktarı, kar, pazar payı gibi niceliksel değerlerdir. Diğer taraftan
önlemler bu hedeflere ulaşmak için belirli çalışma programlarıdır. Üst yöneticinin hem
hedefleri hem de önlemleri belirleyip, sonra onları organizasyona yayması
zorunludur.
Politika yayılımının ve
fonksiyonlar arası yönetimin gerçekleştirilmesinde PUKÖ döngüsü uygulanarak
öncelikle plan yapılır, uygulamaya geçilir, sonuçlar kontrol edilerek düzeltici
önlem alınması sağlanır.
FONKSİYONLAR ARASI YÖNETİM
Bir kuruluş dikey
fonksiyonlara göre örgütlenir, sözgelimi Arge(araştırma-geliştirme), üretim,
satış ve idari hizmetler gibi. Bu fonksiyonel organizasyonlar dahilinde
sorumluluklar paylaştırılır ve kar hedeflerine ulaşılmaya çalışılır.
Ancak TKK hedefleri arasında
sadece karı arttırmak değil aynı zamanda çalışanların eğitimi, müşteri tatmini,
müşteri servisi, kalite güvenliği, maliyet kontrolu, sevkiyat kontrolu ve yeni
ürün gelişimi gibi alanlarda da iyileştirmeler yer almaktadır. Bu hedefler ise
tüm organizasyonda yatay olarak yayılan, fonksiyonlar arası çabayı gerektirir.
Günümüzde, kalite kontrol veya kalite güvenliği bölümünün istenen kaliteyi tek başına sağlayamayacağını
söylemek artık klişeleşmiştir. Kalite kontrole işletmenin tüm fonksiyonları
katılmalıdır. TKK’da iyileştirme hedeflerinin gerçekleştirilmesinde başlıca
organizasyonel araç fonksiyonlar arası yönetimdir.

Yukarıdaki şekil
fonksiyonlar arası ve diğer fonksiyonel faaliyetler arasındaki ilişkileri
göstermektedir. Bu şeklin gösterdiği gibi ilgi alanımız, merkezde KMT olmak
üzere iyileştirme için sürdürülen PÜKO döngüsüdür. Şirket stratejisi ve
planlaması, fonksiyonlar arası hedeflerden önce gelir; diğer ortak faaliyetler
bu hedeflere hizmet için yürütülür. KMT çemberinin diğer özelliği, fonksiyonlar
arası yönetim problemlerini çözmek için kriterleri belirlemesidir.
Aşağıdaki matris
fonksiyonlar arası ve fonksiyonel örgütlenmeler arasındaki ilişkiyi
göstermektedir. Dikey çizgi üretim planlaması ile başlayan, tasarım, satın
alma, üretim ve satışı kapsayan çeşitli fonksiyonel bölümleri göstermektedir.
Yatay çizgiler KMT’nin temel ortak faaliyet hedeflerini belirtmektedir. Bu ortak faaliyetler bütün
hat bölümlerini farklı ölçüde
etkilemektedir. Yönetimin görevi bu ortak faaliyetlerin ve tek tek
fonksiyonların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaktır. KMT hedeflerine
ulaşmak için her fonksiyonel bölümün hedeflerinin iyi belirlenmesi gerekir. Bu
hedefleri gerçekleştirmek için hat faaliyetlerin her biri tarafından gerek
duyulan çalışma ve fonksiyonların tipi açıklanmalıdır.

Fonksiyonlar arası yönetim
bölümler arasında haberleşme engellerini ortadan kaldırma ihtiyacından
doğmuştur. Bunun olabilmesi için, kalite güvenliği ve destekleyici kuralları,
düzenlemeleri, format ve prosedürleri içeren
bir sistem kurulması gerekmektedir.
Fonksiyonlar arası
hedeflerin belirlenmesi, yöneticilere KMT hedeflerini de dikkate alarak
işlerinde uygun bir denge sağlama olanağı tanır. Eğer fonksiyonlar arası
hedefler şirkette öncelikli hedefler olarak saptanmışsa, şirketin çeşitli
hedeflerinin aşağıdaki sırada belirlenmesi gerekir:

Fonksiyonlar arası hedefler
bölüm hedeflerinden önce belirlenmelidir. Üst yönetim veya fonksiyonlar arası
faaliyet komitesi, bu türden her faaliyet için kalite, maliyet, termin (KMT)
hedeflerini belirlemelidir. Üst yönetim seviyesinde oluşan bu komitenin rolü
fonksiyonlar arası faaliyet hedeflerini ve önlemleri belirlemektir. Ürün
geliştirme, tesisler, üretim ve satış gibi konular da KMT ile ilgili olduğu
için bu komitede tartışılır.
Fonksiyonlar arası komite
başkan veya yönetimde ikinci veya üçüncü sıradaki kişi tarafından
yönetilir.Toplantılar genellikle her ay yapılır. Şirketin büyüklüğüne ve
yönetim kurulu üyelerinin sayısına bağlı olarak, ortak faaliyet komitesi hem
yönetim kurulu üyeleri hem de bölüm yöneticilerinden oluşur. Genellikle TKK
bölümü veya Kalite Güvenliği bölümü, komitede sekreterlik görevi yapar.
Fonksiyonlar arası yönetim
kalite, maliyet ve termin konusunda daha iyi bir sistem kurmak için çalışır.
Termin, hacim ve sevkiyat hedeflerine ulaşmaya yöneliktir. Fonksiyonlar arası
komite tarafından belirlenmiş hedeflerle uyum içinde çalışmak her fonksiyonel bölümün görevidir.
Politika, hedefler ve
önlemler olmak üzere iki bileşenden oluştuğundan, KMT ile ilgili ortak faaliyet
politikası alt birimlere “yayılmadan” önce hem hedefler hem de önlemler
olarak saptanmalıdır.
Bir şirketin finansal
performansı tarafsız denetleyiciler tarafından nasıl denetleniyorsa, aynı
şekilde, KMT gelişimi de TKK denetimi olarak bilinen yolla denetlenmelidir. TKK
denetlemesi politika yayılımının önemli bir bölümüdür. Fonksiyonlar arası
denetim şirket yönetimi tarafından yapılır.
Fonksiyonlar arası denetim
üst yönetimin, bölümleri denetlemesini gündeme getirir. Bölüm yöneticileri de
kendi çalışanlarını denetler. Fonksiyonlar arası faaliyet hedeflerine ulaşmak
üzere kaydedilen gelişme, kuruluşun her düzeyinde denetlenmelidir.
Temel olarak, fonksiyonlar
arası yönetimin önemi, şirket faaliyetlerinde yatay ve dikey iyileştirme
yolları aramasıdır.
POLİTİKA YAYILIMI
Politika yayılımı, KAİZEN
politikalarının şirket bütününde en üstten en alt seviyeye kadar dahili
yönetimidir.
KAİZEN ve kar konusundaki
yıllık hedefler, uzun ve orta dönem şirket hedeflerine göre saptanır. Üst
yöneticiler yıllık hedefleri formüle etmeden aylar önce, üst yönetim ve bölüm
yöneticileri arasında ön görüşmeler yapılır. Bilgiler ilgili gruplar arasında,
ayrıntılar belirleninceye kadar gider, gelir. Burada yeni hedeflerin
belirlenmesinde geçmiş yılın performansı ve iyileştirme çalışmaları dikkate
alınır.
Yeni hedefler ve önlemler
belirlenmeden önce, her yıl bölümlerdeki mevcut problemlerin listesinin
çıkarılması gereklidir. Yeni hedefler kararlaştırılmadan önce, bir önceki yılın
hedeflerinin başarılma derecesi, mevcut problemlerin ışığında değerlendirilir.
Üst yönetimin yıllık
hedefleri belirlendikten sonra, bunlar alt yönetim kademelerine doğru yayılır.
Üst yönetimin soyut hedefleri, alt kademelere iletildikçe hızla somut ve
belirgin hale gelir. Üst yönetim politikaları, alt yönetimce uygulanmadıkça
sonuçsuz kalacaktır. Ne kadar güzel planlansalar da, üst yönetimce belirlenen,
ancak yayılmayan politika hayalden ibaret kalır.
Politika yayılımının bir
önemli yönü de “öncelik”tir. Kullanılabilir kaynaklar sınırlı olduğundan,
öncelikleri dikkate almak gerekir. Bu bir kere yapıldığında, belirli önlemler
listesi ve hareket planları yönetimin alt kademelerine yayılır.
Doğal olarak politika,
farklı yönetim kademelerinde farklı formüle edilecektir.
Üst Yönetim : Değişim yönünün genel ifadesi
(niteliksel)
Bölüm Yönetimi : Üst yönetim politikasının tanımı
(niceliksel)
Orta Yönetim : Belirli hedefler (niceliksel)
Amirler : Belirli faaliyetler
(niceliksel)
Hedefler alt kademeye doğru
yayılırken, üst yönetimin genel politikası
belirli ve uygulanır hedefler olarak yeniden ifadelendirilir; kesin
niceliksel değerlere dönüşür. Dolayısıyla politika yayılımı, üst yönetim
kararlarının alt birimlerce benimsenmesidir.
Politika yayılımı için
birtakım ön şartlar vardır:
1. Her yönetici, önceden
belirlenen faaliyet sonucuna ulaşma ve prosesleri iyileştirme (KAİZEN)
konusundaki sorumluluğunu doğru kavramalıdır.
2. Her düzeydeki yöneticiler,
hedefleri gerçekleştirebilmek için geliştirilen kontrol ve denetim noktalarını
iyice anlamalıdır.
3. Rutin yönetim (koruma)
sistemleri şirkette çok iyi yerleştirilmelidir.
Politikanın yayılımı,
herkesin sorumluluklarının ışığı altında politikayı yorumlamayı, politikayı
uygulamadaki başarısını kontrol için kriterler oluşturmayı gerektirir.
Bu durum aşağıdaki şeklide
olduğu gibi amaçlar/araçlar tablosu olarak açıklanabilir. Üst yönetim için
politika bir amaçtır. Aynı zamanda amacın gerçekleştirilebilmesi için belirli
araçlara ihtiyaç duyar. Bu araçlar bölüm yöneticileri için amaç haline dönüşür
ve onların amaçlara ulaşmak için araçlar geliştimeleri gerekir. Araçlar ve
amaçlar her yönetim seviyesinde farklılaşır ve bir kişi için araç olan bir
diğer için amaç olur.

KONTROL VE DENETLEME NOKTALARI
Politika yayılımı kavramının
istatistiksel kalite kontrolu ile paralel yönleri vardır. İstatistiksel kalite
kontrolün kökü kontrol tablolarının
kullanılmasına dayandığından yönetimin rolünü de kontrol tablolarının kapsamında
tanımlamayı denemek uygun olabilir. Başlangıç noktamız yönetilebilir
marj kavramıdır.
Kaoru Ishikawa şöyle
demektedir:
Kontrol
tablolarının yapılma amacı, işlerin gidişine bakarak, üretim prosesinde ne tür
değişikliklerin yapılması gerektiğini belirlemektir. Dolayısıyla, kontrol tablosunu
faydalı olarak kullanmak anmacıyla, neyi anormal kabul edeceğimizi belirlemek
için kriter oluşturmamız şarttır. Bir üretim prosesinin kontrollü olması şu
demektir:
1. Gelişmeleri
gösteren bütün noktalar kontrol sınırları içinde yer alır.
2. Nokta grupları
belirli bir şekil oluşturmaz.
Dolayısıyla eğer
a) bazı noktalar kontrol sınırları dahilinde değilse veya b) kontrol sınırları
dahilinde oldukları halde belirgin bir
biçim alıyorlarsa bir anormalliğin söz konusu olduğunu anlarız.
Saptanan sınırların dışında
kalan noktalar bulursak, bundan sorumlu faktörleri araştırarak onları
düzeltmeliyiz. Böylece, kontrol tablosu, sorunların nedenlerinin
belirlenmesinde ve bu nedenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olur.
İstatistiksel kalite kontrolde, kontrol tablolarını kullanırken sonuçtan
kaynağa doğru haraket etmeli ve probleme neden olan faktörleri ya yok etmeli ya
da düzeltmeliyiz.

Kontrol ve denetleme
noktaları yöneticinin rolüne de uyarlanabilir. Her yöneticinin hem kontrol noktası
(S kriterleri) hem de denetleme noktası (P kriterleri) vardır. Üst yönetim seviyesinde kontrol
noktaları politika hedefleridir ve denetleme noktaları politika faaliyet
planlarıdır. Kontrol ve denetleme noktaları
üst ve alt bölümler arasında belirlendiğinde farklı kademelerdeki
yöneticiler arasındaki bağlarla bir dizi hedefler ve önlemler oluşturulur.
Kontrol ve denetleme
noktaları TKK’da politika yayılımında hassasiyetle kullanılan yöntemdir. Böyle
bir sistemin etkili işleyebilmesi için, her
yönetici kendi P kriterlerinin ve S kriterlerinin ne olduğunu tam olarak
bilmeli; yöneticinin ve çalışanların kontrol noktaları açıkça belirlenmelidir.
Her hedef gerçekleştirilmek
üzere önlemlerle desteklenmelidir. Bu tür önlemler olmadan, bir yöneticinin çalışanlarına
söyleyebileceği sadece “senin en iyisini yaptığına inanıyorum” veya “daha çok
çalış” olacaktır. Yöneticiler ve çalışanlar hedefe ulaşmak için belirli
önlemler geliştirdiklerinde, yönetici “en iyisini yap” veya “daha çok çalış”
demekten daha somut şeyler söyleyebilecektir.
Burada “hedef” kontrol
noktasını, “önlemler” denetleme noktalarını belirtmektedir. Hedef sonuca,
önlemler ise prosese yöneliktir. Politika yayılımı metodunda, her yönetici
hedefleri ve önlemleri katettiği politika yayılım formu kullanır. Form hakkında
hem üstleri hem de astları ile konuşur. Böyle bir form şunları kapsar:
· Uzun dönemde üst yönetim
politikası ve stratejisi,
· Yıllık üst yönetim
politikaları,
· Bir önceki yılın bölüm
politikası,
· Bir önceki yılın politika
yayılımındaki başarı derecesi,
· Bu yılın politikası,
· Bu yılın önlemleri,
· Ana faaliyetler,
· Sayısal olarak belirtilen
ana kontrol ve denetleme noktaları,
· Program.
Politika yayılımı,
hedeflerin düzenlenmesinde ve yayılımında alt kademe yöneticilerinin katılımına
açık bir atılımdır. Bu yaklaşım, hedefin gerçekleşmesi için gereken
sahiplenmenin ancak ortak çalışmayla yaratılabileceği inancına dayanır.
Merkezdeki yönetici, bazen
bütün yöneticiler tarafından sunulan politika yayılım formlarının tam listesini
saklar. Bölüm yöneticisinin masasında politika yayılım sürecinde çalışanlar ile
mutabık kalınan ve kendisinin yapmakla yükümlü olduğu işleri gösteren bir tablo
bulunur. Bazen üst yönetim işleyişi kolaylaştırabilmek için ana politikalara kod verir; alt kademe
yöneticileri de faaliyetlerini aynı kod numarası ile üst yönetime bildirir.
Üst yönetim politikaları her
yöneticinin yapması gerekenleri vurguladığından, üst yönetim mesajlarını tüm
yöneticilere iletmek için yoğun çaba gösterir. Bu işlem, bir sonraki yönetim
kademesine politika yayılım prosesi ile gerçekleştirilir.
POLİTİKA DENETLEMESİ
Politika yayılımı, üst
yönetimden başlayıp, çalışanlara, her atölyedeki işçilere kadar, hedeflerin
(kontrol noktaları veya S kriterleri) ve önlemlerin (denetleme noktaları veya P
kriterleri) yayılımıdır. Sonuç öncelikli
ve proses öncelikli yönetimde olduğu gibi, politika yayılımı farklı kademedeki
yöneticiler arasında faydalı görüşmeler için fırsat yaratır, her yöneticinin
ulaşılması gereken hedefleri iyice anlamasını ve gerçekleştirmek için taahütte
bulunmasını sağlar. Bir anormallik (belirlenen hedeften sapma) söz konusu
olduğunda, nedenleri politika denetlemesinde
görülebilir, böylece gerekli önlemler alınabilir.
Denetlemeler sonuçları
eleştirmek için değil, sonuca götüren ve çalışanların eksikliklerini fark
etmelerine yardımcı olan proseslerin vurgulanması içindir. Diğer bir deyişle,
denetlemeler kimin yanlış olduğunu değil, neyin yanlış olduğunu gösterir.
Üst yönetim tarafından yılda
bir veya iki kez şirketin tüm bölümlerini kapsayacak şekilde
denetlemeler yapılır. Olumlu ve olumsuz bütün sapmalar aynı derecede ele alınır
ve nedenleri denetleme sırasında gözden geçirilir. Üretim seviyesine ulaşmama
veya hatalı parça sayısının beklenenden daha fazla olması gibi olumsuz sapmalar
söz konusu olduğunda yönetimin her türlü çabayı sarf etmesi doğaldır. Fakat
üretim, hedeflerin üstünde ise veya satışlar beklenenden fazla ise yönetim
beklenmeyen bu tür hoş süprizlerin de nedenini bulmaya çalışır. Çünkü TKK
düşünce tarzında sapmaların nedenlerinin tespit edilmesi vardır. Bu durumda
sapmaların nedenleri karşı önlem uygulaması için değil, aksine daha sonraki
faaliyetlerde aynı olumlu sapmaların uygulanabilmesi için araştırılır.
ÜST YÖNETİMİN KARARLILIĞI
KAİZEN’in uygulanışı ve yönü
yukarıdan aşağıya doğru ancak KAİZEN için öneriler aşağıdan yukarıya doğru
olmalıdır. Çünkü iyileştirme için en iyi somut öneriler problemlere en yakın
kişilerden gelir. KAİZEN stratejisi böylelikle hem yukarıdan aşağı, hem de
aşağıdan yukarı yaklaşımları içerir.
Yönetim KAİZEN’i uygulamaya
koyacaksa, başlangıç ivmesinin kesinlikle üst yönetimden gelmesi esastır. Üst
yönetim bu konuda kararlı bir tutum almaz ise KAİZEN asla tüm kuruluşu kapsayan
bir kampanyaya dönüşemez.
Kısa vadede yönetimin, kar
ile ifade edilmiş performansla ilgilenmesi kaçınılmazdır. Bu gözle görülebilir
ve ölçülebilir sonuçlar K/Z bilançosu, hisse başına kar, yatırımın geri ödemesi
şeklinde özetlenebilir. Uzun dönemde ise yönetim, rekabet gücünü arttıracak
iyileştirmelerle ilgilenmek zorundadır. Ancak iyileştirme prosesi zaman
alıcıdır ve sonuçlarının etkileri kısa zamanda görülmez. Bu yüzden üst yönetim
sonucun belirli olmadığı iyileştirme programlarının getirilerinden şüphe duyar.
Verimlilik, işçi-işveren ilişkileri, kalite kontrol, yeni ürün geliştirilmesi
ve halkla ilişkiler gibi birçok alanda iyileştirme gerektiğinden, iyileştirme
ortamının yaratılması için üst yönetimin kararlı tutumu kaçınılmazdır.
KAİZEN’in yararlarının
görülmeye başlaması ne kadar sürer?
Kaoru Ishikawa’ya göre, TKK’nın uygulanmasından iyileştirmenin ilk
belirtilerinin görülmesine kadar genellikle üç ile beş yıl arası arası bir
zaman gerekir. Ancak belirli bir alandaki (kalitenin arttırılması, pazar
payının büyütülmesi vb.) KAİZEN sonuçları iyileştirmeyi sürekli kılacak ve
KAİZEN’in yararlarını bütün şirkete yayacak
bir sistem kurulduğu taktirde birkaç ay içinde gözlenebilmektedir.
Yönetim iyileşmeyi görmekle yetinmemeli, aynı zamanda KAİZEN’in amacı olan rekabette daha iyi
olmayı da vurgulamalıdır. Böyle bir amaca ulaşmak kuşkusuz daha fazla zaman
alacaktır.
Yönetim kısa vadedeki
karları için uzun dönemdeki iyileştirme fırsatlarını görmezlikten gelebilir.
Fakat rakip şirketlerin dikkatle hazırlanmış ve titizlikle uygulanan
stratejiler ile çalıştığı dünya pazarında bu kısa dönem karları da daha ne
kadar korunabilir ki?
TEDARİKÇİLERLE İLİŞKİLER
TKK’nın temel ilkelerinden
biri, ürün veya hizmet kalitesinin yükselmesi için girdi kalitesinin sağlanmasıdır.
Bu kavram, fabrika ve girdi üreticileri arasındaki ilişkiye dek uzanır.
Yönetim odaklı KAİZEN’in
önemli önceliklerinden biri de, girdi sağlayan firmalarla ilişkilerin
geliştirilmesidir. Üst yönetimin çizdiği politika doğrultusunda, fabrika
yönetiminin isteklerini karşılamak üzere, satınalma ile sorumlu bölüm
elemanları tedarikçileri iyileştirme yönünde ilişkileri sürekli olarak
sürdürür. Bu iyileştirme konuları şunları kapsar:
· Optimum stok seviyelerini
belirleyici daha sağlıklı kriterlerin oluşturulması,
· Teslimatı hızlandıracak ek
tedarik kaynaklarının geliştirilmesi,
· Siparişlerin daha iyi
verilmesi,
· Tedarikçilere bilginin daha
iyi verilmesi,
· Daha etkili fiziki dağıtım
sisteminin kurulması,
· Tedarikçilerin iç
gereksinimlerinin daha iyi kavranması.
Satınalma ile sorumlu
birimlerin en önemli görevlerinden biri de, tedarikçilerin nispi güçlerini
fiyat, işbirliği, kalite, teslimat, teknoloji ve genel yönetim sistemleri
açısından değerlendirilebilecek kriterler oluşturmaktır.
Japon üreticiler,
tedarikçilerine TKK programlarını başlatma konusunda destek vermek, öneri
sistemleri, küçük grup çalışmaları, ürün kalitesi-miktar-teslim programlarında
daha sağlıklı iletişim kurulması gibi konularda KAİZEN’i başlatmalarında
yardımcı olur. Sonuçta, tedarikçi firmalar masrafsız veya çok az masrafla
çalışma yöntemlerini geliştirerek, verimliliğin artması, yeni ürünlerin daha
iyi tanımlanması ve daha düşük başabaş noktalarına daha kısa zamanda ulaşma
fırsatını elde ederler.
Tedarikçilerle ilişkiler tam
zamanında üretim sisteminin de önemli bir parçasıdır. Zira bu sistem yalnızca
kalitede istikrarı değil aynı zamanda teslimat takviminde de hassasiyet
gerektirir. Yakın iletişim ve ortak sahiplenme esastır.
Kaoru Ishikawa, üretici ve
tedarikçi ilişkilerinin üç aşamada olgunlaştığını söylemektedir. İlk aşamada,
üretici firma, malın bütününü kontrol eder. İkinci aşamada, üretici yalnızca
örnekler seçerek kontrol eder. Son aşamada ise, üretici teslim edilen her şeyi
kontrol etmeden kabul eder. Sadece üçüncü aşamada, gerçek bir ilişkinin
kurulduğundan bahsedilebilir.
ŞİRKET KÜLTÜRÜNÜN DEĞİŞİMİ
TKK’nın şirket stratejisi
olarak uygulandığı durumda;
Organizasyon
içindeki herkes için, strateji somutlaştırılarak uygulanabilir hale
getirilmiştir. Dolayısıyla uzun dönem stratejiler, açık ve uygulanabilir kısa
dönem planlar ve hedeflerine dönüşmektedir.
TKK’nın ilkeleri
hem işçi ve yönetici arasındaki iletişime yardımcı olmak, hem de kalitenin ve
iş verimliliğinin nasıl arttırılabileceğine karar vermek için gerekli olan alt
yapının oluşmasını sağlar.
Dolayısıyla
şirket stratejisi olarak TKK, organizasyon yapısını canlandırmayı gerekli
kıldığı kadar, iletişimin güçlenmesi, çalışan-yönetici ilişkileri gibi alanları
da kapsar.
Ancak hepsinden
önemlisi, şirket stratejisi olan TKK, öncelikle “insan”la ilgilenir. Onun net
sonuçları daha üretken işçiler, daha verimli yöneticiler, iyileştirilmiş
iletişim ve daha sonuç alıcı örgütlenmedir. İnsanda ve yönetimde kalitenin
doğal sonucu ise, daha kaliteli ve rekabet edilebilir üründür, zaten aksi de
söz konusu olamaz.
Şirket stratejisi bir avuç
üst yönetici tekeline girmemelidir. Herkes tarafından anlaşılır, ifade edilir
olmalı ve şirkette herkesin uygulayabileceği şekilde açıklanmalıdır. “Strateji, şirketteki bireyler arasında iletişimin temeli
olmalıdır; onların ihtiyaçlarına bağlanmalı ve çalışanların performansını
motive etmelidir”.
Herkesin KAİZEN’e katılımını
sağlamak bugün rekabet edebilmenin
vazgeçilmez gerçeklerindendir. Ancak herkesin olumlu katılımını sağlamak, uygun ortam ve
şirket kültürü gerektirir. Örneğin, yöneticiler ve çalışanlar
arasında ciddi sürtüşmeler var ise, bu durumda herkesin dayanışmasını sağlamak
zor olacaktır. Dolayısıyla yönetim, KAİZEN’i şirketin tüm faaliyetlerine
uygulamak istiyorsa, KAİZEN’i öncelikle endüstri ilişkilerinde sürekli olarak
uygulamalıdır.
İşbirliği ortamı ve şirket
kültürü olulturma, KAİZEN programlarının ayrılmaz bir parçasıdır. KAİZEN
programlarının genelde tek temel önşartı vardır: Çalışanların katılımını sağlamak ve
değişime karşı direncin üstesinden
gelmek. Bunu başarmak için gerekli olanlar:
1. Endüstri ilişkilerini
geliştirici sürekli çaba gözetilmesi,
2. Çalışanların eğitim ve
öğretimine önem verilmesi,
3. Çalışanlar arasında resmi
olamayan liderlerin yetiştirilmesi,
4. KK çemberleri gibi küçük
grup faaliyetlerinin oluşturulması,
5. Çalışanların KAİZEN
çalışmalarının desteklenmesi ve onurlandırılması (P kriterleri),
6. Çalışma yerinin çalışanların
yaşam hedeflerini gerçekleştirebileceği yer olması için bilinçli gayret
gösterilmesi,
7. Çalışma alanına sosyal yönün
mümkün olduğu kadar pratik şekilde kazandırılması,
8. Amirlerin çalışanlarla daha
iyi iletişim kurmaları ve daha iyi kişisel temaslarda bulunmalarını sağlayacak
biçimde eğitilmeleri,
9. Çalışma alanında disiplinin
sağlanması.

Yukarıdaki şekil şirket
kültürü arasındaki ilişkiyi açıklamakta yardımcı olacaktır. Şirketin karı
arttırma hedefi şöyle gerçekleşir: 1- satışı arttırma ve/veya 2- sabit ve
değişken harcamaları kısma. Aynı ürünü üreten iki şirketi düşündüğümüzde,
rekabetin en önemli farkı “başabaş noktaları” ile ifade edilebilir.
Şekilde hangi şirketin daha
karlı ve rekabet edebilir olduğu çok açıktır ve farka neden olan, şirketin
farklı kültürleridir. KAİZEN, hem satışı arttırarak hem de gereksiz harcamaları
kısarak karı arttırmayı amaçlamaktadır. Bu sonuca, yönetimden üretime, tüm
kademelerde işlerin yapılma tarzı iyileştirilerek ulaşılır.
Eğer yönetim organizasyon
kültürünü iyileştirme konusunda başarılıysa, şirket daha verimli, daha rekabete
yönelik, uzun dönemde daha karlı olacaktır. Yönetimin şirket kültürünü
iyileştirmek için gösterdiği çabaların sonuçları yıllar sonra fark edilir.
Sadece kısa dönem karlarıyla ilgilenen ve kültürü iyileştirmek için zaman ve
enerji harcamayan şirketler uzun dönemde rekabet edebilir olmaktan uzaklaşacaklardır.
Yönetim kurulu, şirket üst
yönetiminin kar sağlamak için sürdüreceği normal faaliyetlerin yanı sıra,
KAİZEN’in gerçekleştirilebileceği bir ortamı yaratmak için 5 ile 10 yıllık bir
süre içinde şirket kültürünün değiştirilmesi için kullanılacak bir bütçe
hazırlamalıdır. Doğal olarak KAİZEN ve kar arasında bir denge olmalıdır.
KAİZEN’i
yönetim sistemine katmak isteyen
şirketler şu konuları göz önünde tutmalıdır:
· Üst yönetim, şirket
stratejisi olarak, KAİZEN’i uygulamakta kararlı mı? KAİZEN uygulamalarını
anlayabilmek için gerçekten zaman ayırmaya hazır mı?
· Üst yönetim, kalite,
maliyet, termin gibi fonksiyonlar arası hedefleri gerçekleştirmeye hazır mı?
Tüm çalışanlar için eğitim programları dahil olmak üzere şirket kaynaklarını bu
doğrultuda yönlendirmeye kararlı mı? Sonuçları takip etmeye ve denetlemeye
hazır mı?
· Mevcut sistemler ve şirketin
yapısı bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için yeterli mi? Bu fonksiyonlar arası
hedeflerin gerçekleştirilmesi için ortam uygun değil ise, üst yönetim gerekli
değişiklikleri - ki bu değişiklikler organizasyon, yapılanma, planlama ve
kontrol, personel uygulamaları, personel değişikliğini gerektirse bile -
yapmaya hazır mı?
Kurumun
yapısı ve organizasyonu, fonksiyonlar arası hedeflerin gerçekleşmesine hizmet
etmelidir. Bazen kişiler, sanki stratejiyi organizasyon belirliyormuşcasına
organizasyonun stratejisinden söz ederler. Bu yanıltıcıdır; çünkü organizasyonu
belirleyen stratejidir.
· Üst yönetim, fonksiyonlar
arası iyileştirmeyi herkesi kapsayacak sürekli bir program olarak yürütmeye
hazır mı? Çoğu şirkette, fonksiyonlar arası iyileştirmeler genellikle bir proje
grubu tarafından bir defada uygulanan çalışma olarak anlaşılmaktadır.
Fonksiyonlar
arası yönetimin altında yatan gerçek de, çoğu önemli yönetim sorunlarının
fonksiyonlar arası alanda oluşmasıdır; bu nedenle departmanlar arası
faaliyetlere ihtiyaç vardır. Bir departman içindeki sorunların çözümü daha
kolaydır, çünkü ilgili yönetici sorunu çözmeye yönelik kaynaklara ve yetkiye sahiptir.
Ancak, fonksiyonlar arası iyileştirme çalışmalarında departmanlar arası
sorumluluk ve yetkilerin çelişmesi söz konusu olabilir. Böyle bir durumda
sorumluluk kimde olmalıdır? Çoğu kez yöneticilerin iş tanımlarında kendi
faaliyet alanlarındaki sorumluluklar belirlenmeiştir. İş tanımının çok kesin
çizgilerle belirlenmiş olması, yöneticinin fonksiyonlar arası ve departmanlar
arası ilişkilerinde özgürlüğünün kısıtlanması anlamını taşır.
İş
tanımları fonksiyonlar arası sorumlulukları da kapsamalıdır. Kapsamıyorsa, bu
doğrultuda değiştirilmelidir. Aynı zamanda farklı departmanlar arası raporlama
sistemi de gözden geçirilmelidir.
· KAİZEN, problemlerin
belirlenmesiyle başlar. Batı’daki işe alma-işten çıkarma sisteminde, bir
problemin tespiti genellikle olumsuz bir performansa bağlanır ve çoğu kez işten
atılma riski sözkonusudur. Üstteki yöneticiler, elemanlarının hatalarını
bulmakla, elamanlar ise sorunları yöneticiden gizlemekle meşguldürler. KAİZEN’i
uygulamak ve yerleştirebilmek - çalışanların sorunları kabul etmesini ve çözümü
üzerinde düşünmesini - için, şirket kültürü personel uygulamalarını ve
çalışanların birbirleriyle olan çalışma ilişkisini değiştirecek şekilde gözden
geçirilmelidir.
· Son olarak yönetimin,
planlama ve kontrol sistemlerinin yeniden yapılanması ve şirket çapında eğitim
programlarını zorunlu kılan, her düzeydeki proses kaynaklı kriterleri
belirlemesi ve benimsemesi gereklidir.
GENEL DEĞERLENDİRME
KAİZEN ile tanışan herkes
için KAİZEN’in yararları çok açıktır. KAİZEN, kalite iyileştirmede ve
verimililik artışında önderlik yapar. KAİZEN’in ilk kez uygulandığı yerlerde,
yönetim ilk etapta , hiçbir ciddi parasal yatırım yapmadan, verimlilikte %30,
%50 ve hatta %100’e ulaşan artış elde edildiğini gözlemleyebilir. KAİZEN,
başabaş noktasını aşağı çekmekte yardımcı olur. Yönetimi müşteri ihtiyaçlarına
daha duyarlı hale getirir ve müşteri isteklerini ön planda tutan bir sistem
oluşturur.
KAİZEN insancıl bir
yaklaşımdır, çünkü herkesin katılımını bekler. Her çalışanın, ömrünün üçte
birini geçirdiği yer olan çalışma ortamını iyileştirmeye katkıda bulunabileceği
inancına dayanır.
Sonuç olarak KAİZEN işi
rekabetçi ve karlı hale dönüştürür. Son 40 yıldır Japon yönetimi, KAİZEN
terimini resmen kullanmadan, sürekli iyileştirme politikasını izlemiştir.
Bugün, Japon olmayan şirketler KAİZEN
gelişimini izleyebilmekte, toplam perspektifi görebilmekte ve KAİZEN
stratejisinin uygulamaya geçirilebilmesi için planlar yapmaktadır.
KAİZEN stratejisi, hem
prosese hem de sonuca gereken ilgiyi göstermeyi hedefler. Proses ancak çaba
gösterilirse iyileştirilir ve yönetim, yöneticilerinin ve çalışanlarının
çabalarını ödüllendiren bir sistem geliştirmelidir. Çabaların takdir edilmesi
ile sonuçların takdir edilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
KAİZEN stratejisinde hem
yukarıdan aşağıya hem de aşağıdan yukarıya iletişim yer almaktadır. Yukarıdan
aşağıya yönetim biçiminin genelde tasarım yaklaşımını, aşağıdan yukarıya
yönetim biçiminin ise analitik yaklaşımı içerdiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla,
yönetim hiyerarşisinin alt seviyelerinde hem çalışanlar hem de yöneticiler
analitik araçları kullanmak üzere eğitilmelidir. Diğer taraftan, üst
kademelerde ise, tasarım yaklaşımı (örneğin; politika yayılımı, kalite yayılımı, yedi yeni aracın kullanımı
gibi) daha yararlıdır, çünkü bu kademeler hedef saptamaya ve hedef
doğrultusunda araçları kullandırmaya daha fazla ağırlık verir.
Analitik yaklaşım, geçmiş
deneyimlerden ders almaya çalışırken, tasarım yaklaşımı önceden belirlenmiş
hedeflere daha iyi bir gelecek oluşturmayı ön planda tutar. Bu iki yaklaşım,
her kademedeki yöneticilerin karar verme ve sorun çözme işlevleriyle
birleştiğinde, KAİZEN stratejisinin uygulanmasına yönelik güçlü araçlar olarak
kullanılacaklardır.
Yönetim, KAİZEN kavramının yaşama
geçirilmesi için geliştirilmesi gereken eğitim programlarında her iki
yaklaşımın da gerekliliğini unutmamalıdır.
KAİZEN stratejisi ve TKK
yönetiminin yararları şöyle sıralanabilir:
· Çalışanların gerçek
sorunları anlaması hızlanır.
· Planlama aşamasına daha
fazla ağırlık verilir.
· Prosesi esas alan düşünce
tarzı teşvik edilir.
· Çalışanlar önemli konularda
daha fazla yoğunlaşır.
· Yeni sistemin kurulmasına
herkes katılır.
KAİZEN, yeniliklerin yerini
almaz ve yenilikleri dışlamaz. Aksine, yenilik ve KAİZEN birbirinin
tamamlayıcısıdır. İdeal olanı, KAİZEN’in hedefe ulaştığı noktada yeniliğin
devreye girmesidir. Yenilik gerçekleştikten hemen sonra ise, KAİZEN faaliyeti
başlamalıdır.
Ancak KAİZEN, mevcut durumu
kökten değiştirmez ya da yerine bir başkasını geçirmez. KAİZEN’in marjinal
katkısı azalma eğilimi gösterdiğinde, gözler yeniliğe çevrilmelidir. Üst
yönetimin görevi, KAİZEN ve yenilik arasında dengeyi korumak ve yenilikçi
fırsatları hiçbir zaman göz ardı etmemektir.