|
Ahmet Yesevi’nin dergâhında yetişmiş
olan Horasan erenlerinden Hacı Bektaş Veli’nin asıl adı Muhammed,
mahlası Bektaş’tır. Baba adı İbrahim, annesi Hatem veya Hatme
Hatun’dur. 606/1209 yılında Horasan’ın Nişabur şehrinde doğup 63
yaşında 669/1270-71 yıllarında vefat etmiştir.Bazı kaynaklar Pîr’in
Osmanlı hükümdarları ve Yeniçeriler ile görüştüğüne işaret ederek
onun doğum tarihini 649/1248, ölümünü de 738/1337-38 olarak
kaydetmektedir. Ancak bu görüş tarihî gerçeklere de uygun
düşmemektedir. Buna rağmen Hacı Bektaş Veli’nin doğum ve ölüm tarihi
ile yaşadığı dönem hakkındaki ihtilaflar günümüze kadar devam edip
gelmiştir. Doğum ve ölüm tarihleri ile yaşadığı dönem hakkında
değişik kanaatlere sahip olanlar; diğerlerinin hesaplarını yanlış
olarak değerlendirmekte ve onları tarihî gerçekleri saptırmakla
suçlamaktadırlar.
Aşıkpaşaoğlu Tarihi, bu konuda açık ve
kesin bir bilgi vererek Hacı Bektaş’ın Osmanlı Hanedanından kimse
ile görüşmediğini, aksini ileri sürenlerin yanıldıklarını ifade
etmektedir.
Hayatının büyük bir kısmını eski adı
Sulucakarahöyük,yeni adı Hacıbektaş’ta geçiren Hünkar ömrünü de
burada tamamlamıştır. Mezarı Nevşehir İli’ne bağlı Hacıbektaş
İlçesi’nde bulunmaktadır.
Eğitimi: Yaygın olan kanaate göre okul çağına geldiği zaman babası, Bektaş’ı Ahmet Yesevi’nin halifelerinden Lokman Parende’ye teslim etmiştir. Lokman Parende’nin himayesinde ve Yesevilik’ten feyiz alarak yetişen Bektaş, iyi bir eğitim almıştır.
Menkıbevî Hayatı:
Bütün tarikatlar, keramete ve tarikat
büyükleri ile ilgili menkıbelere büyük önem vermişlerdir. Bu yüzden
Hacı Bektaş Veli’nin de gerçek hayatının dışında bir de efsanevî
kişiliği ve bu hayatın kerametlerle süslenmiş bölümleri vardır. Hacı
Bektaş Veli hakkında bilgi veren en eski kaynaklar arasında yer alan
Vilayetname ve diğer birçok eserde dile getirildiği gibi, Hacı
Bektaş Veli’ye olağanüstü güçler atvedilmektedir. Kendisinde olan
manevî güçten kaynaklanan ve kendisine ait kerametler olarak da
gösterilen bu rivayetlerden bazıları şunlarıdır: Hünkar Hacı Bektaş Veli, istediği anda dağları yürütüp, taşları, kayaları konuşturmaktadır. Bir anda birçok yerde görünebilmekte, çok uzun mesafeleri çok kısa zamanda kat edebilmektedir. Bastığı yerde kayalar un gibi ezilmekte veya bastığı taşlarda ayaklarının izleri kalmaktadır. Yıkılan duvarları eliyle doğrultmakta, bütün gemileri kurtarmaktadır. Susuz yerlerden su fışkırtmakta, dua ve himmetiyle olmayacak şeyler vuku bulmaktadır. Yerine göre güvercin ve şahin olup silkinince insan şekline dönmekte, darı ceci ve susam yaprağı üzerinde namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Yırtıcı ve vahşî hayvanları zararsız hale getirdiği, ölüleri dirilttiği, denizde batmadan yürüdüğü, suyu kan haline dönüştürdüğü haber verilerek yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığı inancı dile getirilmeye çalışılmaktadır. Böylece kendisine olağanüstü bir güç atfedilmektedir. |