| |

Mensevi, yazıldığı tarihten itibaren Doğu'da,
Batı'da, birçok dillere çevrilmiş, esere şerhler yazılmış, bu kitaptan seçmeler
yapılmıştır. Ancak yazılan şerhler, asli nüshaya dayanılmadan, ana kaynaklara
baş vurulmadan, kısacası, bugünkü tahlil ve intikad metorlarına uyulmadan
meydana getirildiğinden, yazıldıkları çağlara hitab
edebilmişlerdir.
"Mevlana, "Mesnevi" sine
"Birlik Dükkani" demekte, "Mesnevi" yi "Mesnevi'miz, Birlik
dükkanidir;Birden baska ne belirirse puttur."
beytiyle övmekte. Birlik Dükkani.. Her varlik o dükkanda yogrulup
yapilmakta, orda sergilenmekte, satilmakta; orda yipranip gene orda
potaya girmekte, yenilenmekte. Sebepler sonuçlari meydana
getirmekte; sonuçlar, gene sebepler haline gelip baska sonuçlar
belirmekte. Bu dükkanin bir ucu, dükkani yapanin kudret elinde; öbür
ucu, sonsuzluga dek gitmekte ve gene o kudret eliyele sonu ön
olmakta; her an yaratilmakta. Bu dükkanin alicisi, saticisinin
kendisi.""Mesnevi" Tercümesi ve Serhi I.-II. Cilt
Tercüme ve Serheden Abdülbaki
Gölpinarli
Dinle, bu ney nasil sikayet ediyor,
ayriliklari nasil anlatiyor. Diyor ki:
Beni kamisliktan kestiklerinden beri
feryadimla kadin da aglayip inlemistir, erkek de. Ayriliktan parça
parça olmus bir gönül isterim ki ask ve özlem derdini anlatayim ona.
Aslindan uzak kalan kisi bulusma zamanini arar durur. "Ben her
toplulukta agladim, inledim. Iyi hallilerle de es oldum, kötü
hallilerle de. Herkes kendi zanninca dost oldu bana. Içimdeki
sirlarimi ise kimse aramadi. Benim sirrim, feryadimdan uzak degil,
fakat gözde, kulakta o isik yok. Beden candan, can da bedenden gizli
degil; fakat kimseye cani görmeye izin yok. Atestir neyin bu sesi,
yel degil. Kimde bu ates yok ise, yok olsun o kisi. "Ask atesidir ki
neye düstü, ask coskunlugudur ki saraba düstü. Ney, bir dosttan
ayrilana estir, dosttur, perdeleri perdemizi yirtti gitti. Ney
kanlarla dolu bir yolun sözünü etmede. Mecnun'un ask hikayelerini
anlatmada. Ney gibi bir zehri, ney gibi bir panzehiri kim gördü? Ney
gibi bir solukdasi, bir hasret çekeni kim gördü?"Bu aklin mahremi,
akilsizdan baskasi degildir, dile de kulaktan baska müsteri yoktur.
Gamimizla günler geçti, aksamlar oldu, günler yanislarla yoldas
kesildi de yandi gittiler. Günler geçip gitti ise, de ki: Geçin
gidin, pervamiz yok. Sen kal ey dost, temizlikte sana benzer yok.
Baliktan baska herkes suya yandi, rizki olmayanin da günü uzadikça
uzadi. Ham; piskin, olgun kisinin halini hiç mi hiç anlayamaz. Öyle
ise sözü kisa kesmek gerek vesselam.
[ I, 1-18]
Mensevi, yazıldığı tarihten itibaren
Doğu'da, Batı'da, birçok dillere çevrilmiş, esere şerhler yazılmış,
bu kitaptan seçmeler yapılmıştır. Ancak yazılan şerhler, asli
nüshaya dayanılmadan, ana kaynaklara baş vurulmadan, kısacası,
bugünkü tahlil ve intikad metorlarına uyulmadan meydana
getirildiğinden, yazıldıkları çağlara hitab edebilmişlerdir.
"Mevlana, "Mesnevi" sine
"Birlik Dükkani" demekte, "Mesnevi" yi "Mesnevi'miz, Birlik
dükkanidir;Birden baska ne belirirse puttur."
beytiyle övmekte. Birlik Dükkani.. Her varlik o dükkanda yogrulup
yapilmakta, orda sergilenmekte, satilmakta; orda yipranip gene orda
potaya girmekte, yenilenmekte. Sebepler sonuçlari meydana
getirmekte; sonuçlar, gene sebepler haline gelip baska sonuçlar
belirmekte. Bu dükkanin bir ucu, dükkani yapanin kudret elinde; öbür
ucu, sonsuzluga dek gitmekte ve gene o kudret eliyele sonu ön
olmakta; her an yaratilmakta. Bu dükkanin alicisi, saticisinin
kendisi."
|
|